"before" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

before, bɪˈfɔːr, bifoor - önce; evvel; önceki

"before" ne demek? "before" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«before» ile örnek cümleler

  • Before you can truly understand someone, you must listen to their story and see the world from their perspective.
    _
    Bɪˈfɔːr ˈjuː kæn ˈtruː.li ˌʌn.dərˈstænd ˈsʌm.wʌn ˈjuː mʌst ˈlɪs.ən tu ðɛr ˈstɔːr.i ænd siː ðə wɝːld ˈfrɒm ðɛr ˌpɜːrˈspɛk.tɪv. Bifoor yuu ken truuli andırstend samvan yuu mast lisın tu der stoori end sii dı vɝld from der pörrspektiv.
    Birini gerçekten anlamadan önce, onun hikayesini dinlemeli ve dünyayı onun bakış açısından görmelisiniz.
    Bɪˈfɔːr ˈjuː kæn ˈtruː.li ˌʌn.dərˈstænd ˈsʌm.wʌn ˈjuː mʌst ˈlɪs.ən tu ðɛr ˈstɔːr.i ænd siː ðə wɝːld ˈfrɒm ðɛr ˌpɜːrˈspɛk.tɪv. Bifoor yuu ken truuli andırstend samvan yuu mast lisın tu der stoori end sii dı vɝld from der pörrspektiv.
  • Before the sun rose, they had already reached the peak and were admiring the breathtaking view below.
    _
    Bɪˈfɔːr ðə ˈsʌn ˌroʊz ðeɪ hæd ɔːlˈrɛd.i ˈriːtʃt ðə piːk ænd ˈwɜːr ədˈmaɪərɪŋ ðə ˈbrɛθˌteɪ.kɪŋ ˈvjuː bɪˈloʊ. Bifoor dı san rovz dey hed oolredi riiçt dı piik end vörr ıdmayıring dı bretteyking vyuu bilov.
    Güneş doğmadan önce zirveye ulaşmışlardı ve aşağıdaki nefes kesici manzarayı hayranlıkla izliyorlardı.
    Bɪˈfɔːr ðə ˈsʌn ˌroʊz ðeɪ hæd ɔːlˈrɛd.i ˈriːtʃt ðə piːk ænd ˈwɜːr ədˈmaɪərɪŋ ðə ˈbrɛθˌteɪ.kɪŋ ˈvjuː bɪˈloʊ. Bifoor dı san rovz dey hed oolredi riiçt dı piik end vörr ıdmayıring dı bretteyking vyuu bilov.
  • I’ve traveled to many countries before, but each new destination still feels like a fresh adventure.
    _
    Aɪv ˈtræv.əld tu ˈmen.i ˈkʌn.triz bɪˈfɔːr bʌt iːtʃ njuː ˌdɛst.ɪˈneɪ.ʃən ˈstɪl filz laɪk eɪ frɛʃ ədˈvɛn.tʃər. Ayv trevıld tu meni kantriz bifoor bat iiç nyuu destineyşın stil filz layk e freş ıdvençır.
    Daha önce birçok ülkeye seyahat ettim, ancak her yeni destinasyon hâlâ taze bir macera gibi geliyor.
    Aɪv ˈtræv.əld tu ˈmen.i ˈkʌn.triz bɪˈfɔːr bʌt iːtʃ njuː ˌdɛst.ɪˈneɪ.ʃən ˈstɪl filz laɪk eɪ frɛʃ ədˈvɛn.tʃər. Ayv trevıld tu meni kantriz bifoor bat iiç nyuu destineyşın stil filz layk e freş ıdvençır.
  • Before making any decision, it’s important to consider all the consequences of your actions.
    _
    Bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ ˈɛni dɪˈsɪʒən ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu kənˈsɪd.ər ɔːl ðə ˈkɒn.sɪ.kwənsɪz əv ˈjʊr ˈæk.ʃənz. Bifoor meyking eni disijın its impoortınt tu kınsidır ool dı konsikvınsiz ıv yur ekşınz.
    Herhangi bir karar vermeden önce, eylemlerinizin tüm sonuçlarını göz önünde bulundurmanız önemlidir.
    Bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ ˈɛni dɪˈsɪʒən ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu kənˈsɪd.ər ɔːl ðə ˈkɒn.sɪ.kwənsɪz əv ˈjʊr ˈæk.ʃənz. Bifoor meyking eni disijın its impoortınt tu kınsidır ool dı konsikvınsiz ıv yur ekşınz.
  • I’ve been to the beach before, but never in the winter.
    _
    Aɪv bɪn tu ðə biːtʃ bɪˈfɔːr bʌt ˈnev.ər ɪn ðə ˈwɪn.tər. Ayv bin tu dı biiç bifoor bat nevır in dı vintır.
    Daha önce plaja gitmiştim, ama kışın hiç gitmedim.
    Aɪv bɪn tu ðə biːtʃ bɪˈfɔːr bʌt ˈnev.ər ɪn ðə ˈwɪn.tər. Ayv bin tu dı biiç bifoor bat nevır in dı vintır.
  • We need to finish this before the deadline.
    _
    Wiː niːd tu ˈfɪn.ɪʃ ˈðɪs bɪˈfɔːr ðə ˈdɛd.laɪn. Vii niid tu finiş dis bifoor dı dedlayn.
    Son teslim tarihinden önce bunu bitirmemiz gerekiyor.
    Wiː niːd tu ˈfɪn.ɪʃ ˈðɪs bɪˈfɔːr ðə ˈdɛd.laɪn. Vii niid tu finiş dis bifoor dı dedlayn.
  • She never came to this place before today.
    _
    Ʃi ˈnev.ər keɪm tu ˈðɪs pleɪs bɪˈfɔːr təˈdeɪ. Şi nevır keym tu dis pleys bifoor tıdey.
    O buraya bugünden önce hiç gelmemişti.
    Ʃi ˈnev.ər keɪm tu ˈðɪs pleɪs bɪˈfɔːr təˈdeɪ. Şi nevır keym tu dis pleys bifoor tıdey.
  • Have you seen this movie before?
    _
    Hæv ˈjuː siːn ˈðɪs ˈmuː.vi bɪˈfɔːr. Hev yuu siin dis muuvi bifoor.
    Bu filmi daha önce gördün mü?
    Hæv ˈjuː siːn ˈðɪs ˈmuː.vi bɪˈfɔːr. Hev yuu siin dis muuvi bifoor.
  • I wake up before 7 AM.
    _
    ˈaɪ weɪk ʌp bɪˈfɔːr 7 æm. Ay veyk ap bifoor 7 em.
    Saat 7'den önce uyanırım.
    ˈaɪ weɪk ʌp bɪˈfɔːr 7 æm. Ay veyk ap bifoor 7 em.
  • She arrived before me.
    _
    Ʃi əˈraɪvd bɪˈfɔːr miː. Şi ırayvd bifoor mii.
    O benden önce geldi.
    Ʃi əˈraɪvd bɪˈfɔːr miː. Şi ırayvd bifoor mii.
  • I saw him before.
    _
    ˈaɪ sɒ ˈhɪm bɪˈfɔːr. Ay so him bifoor.
    Onu daha önce gördüm.
    ˈaɪ sɒ ˈhɪm bɪˈfɔːr. Ay so him bifoor.
  • We met before.
    _
    Wiː met bɪˈfɔːr. Vii met bifoor.
    Daha önce tanışmıştık.
    Wiː met bɪˈfɔːr. Vii met bifoor.

Sitemizin sunduğu özellikler

before kelimesi «bifoor» (bɪˈfɔːr) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak before kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

before ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da before kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

before için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

before şu anlama gelir: önce; evvel; önceki. Transliterasyon «bifoor», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.