- The color red often carries strong emotions, representing passion, danger, or celebration, depending on the context._Ðə ˈkʌl.ər ˈred ˈɒf.ən ˈkær.iz strɔːŋ ɪˈməʊ.ʃənz ˌrep.rɪˈzen.tɪŋ ˈpæʃ.ən ˈdeɪn.dʒər ɔːr ˌsel.ɪˈbreɪ.ʃən dɪˈpɛnd.ɪŋ ɒn ðə ˈkɒn.tɛkst. Dı kalır red ofın keriz stroong imıuşınz reprizenting peşın deyncır oor selibreyşın dipending on dı kontekst.Kırmızı renk, bağlama bağlı olarak genellikle güçlü duyguları taşır ve tutkuyu, tehlikeyi veya kutlamayı temsil eder.Ðə ˈkʌl.ər ˈred ˈɒf.ən ˈkær.iz strɔːŋ ɪˈməʊ.ʃənz ˌrep.rɪˈzen.tɪŋ ˈpæʃ.ən ˈdeɪn.dʒər ɔːr ˌsel.ɪˈbreɪ.ʃən dɪˈpɛnd.ɪŋ ɒn ðə ˈkɒn.tɛkst. Dı kalır red ofın keriz stroong imıuşınz reprizenting peşın deyncır oor selibreyşın dipending on dı kontekst.
"carries" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler
"carries" ne demek? "carries" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.
«carries» ile örnek cümleler
- A name carries power and meaning, often shaping how individuals perceive their identity._Eɪ neɪm ˈkær.iz ˈpaʊ.ər ænd ˈmiː.nɪŋ ˈɒf.ən ˈʃeɪ.pɪŋ haʊ ˌɪn.dɪˈvɪdʒ.u.əlz pərˈsiːv ðɛr ˌaɪˈden.tɪ.ti. E neym keriz pavır end miining ofın şeyping hav indivicuılz pırsiiv der aydentiti.Bir isim, bireylerin kimliklerini nasıl algıladığını şekillendiren güç ve anlam taşır.Eɪ neɪm ˈkær.iz ˈpaʊ.ər ænd ˈmiː.nɪŋ ˈɒf.ən ˈʃeɪ.pɪŋ haʊ ˌɪn.dɪˈvɪdʒ.u.əlz pərˈsiːv ðɛr ˌaɪˈden.tɪ.ti. E neym keriz pavır end miining ofın şeyping hav indivicuılz pırsiiv der aydentiti.
- Petty theft is considered a minor crime, but it still carries penalties._ˈpɛt.i θeft ɪz kənˈsɪd.ərd eɪ ˈmaɪ.nər kraɪm bʌt ɪt ˈstɪl ˈkær.iz ˈpen.əl.tiz. Peti teft iz kınsidırd e maynır kraym bat it stil keriz penıltiz.Küçük hırsızlık, küçük bir suç olarak kabul edilir, ancak yine de ceza gerektirir.ˈpɛt.i θeft ɪz kənˈsɪd.ərd eɪ ˈmaɪ.nər kraɪm bʌt ɪt ˈstɪl ˈkær.iz ˈpen.əl.tiz. Peti teft iz kınsidırd e maynır kraym bat it stil keriz penıltiz.
- He always carries a spare tire in his car._Hiː ˈɔːl.weɪz ˈkær.iz eɪ ˈsper taɪr ɪn ˈhɪz kɑːr. Hii oolveyz keriz e sper tayr in hiz kaar.Her zaman arabasında bir yedek lastik taşır.Hiː ˈɔːl.weɪz ˈkær.iz eɪ ˈsper taɪr ɪn ˈhɪz kɑːr. Hii oolveyz keriz e sper tayr in hiz kaar.
- She carries the responsibility on her shoulder._Ʃi ˈkær.iz ðə ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬i ɒn hɜːr ˈʃoʊl.dər. Şi keriz dı riispaansıbilıt̬i on hörr şovldır.O, sorumluluğu omuzlarında taşıyor.Ʃi ˈkær.iz ðə ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬i ɒn hɜːr ˈʃoʊl.dər. Şi keriz dı riispaansıbilıt̬i on hörr şovldır.
- She carries her precious necklace everywhere._Ʃi ˈkær.iz hɜːr ˈpreʃ.əs ˈnek.ləs ˈɛv.ri.wɛər. Şi keriz hörr preşıs neklıs evriveır.Her yerde değerli kolyesini taşıyor.Ʃi ˈkær.iz hɜːr ˈpreʃ.əs ˈnek.ləs ˈɛv.ri.wɛər. Şi keriz hörr preşıs neklıs evriveır.
- She carries a lot of stuff in her backpack._Ʃi ˈkær.iz eɪ lɒt əv stʌf ɪn hɜːr ˈbæk.pæk. Şi keriz e lot ıv staf in hörr bekpek.Sırt çantasında birçok eşya taşıyor.Ʃi ˈkær.iz eɪ lɒt əv stʌf ɪn hɜːr ˈbæk.pæk. Şi keriz e lot ıv staf in hörr bekpek.
- She carries a bag._Ʃi ˈkær.iz eɪ bæɡ. Şi keriz e beɡ.Onun bir çantası var.Ʃi ˈkær.iz eɪ bæɡ. Şi keriz e beɡ.
Sitemizin sunduğu özellikler
carries kelimesi «keriz» (ˈkær.iz) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak carries kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.
carries ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da carries kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.
carries için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.
carries şu anlama gelir: taşır; taşır; taşır. Transliterasyon «keriz», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.