"does" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

does, dʌz, daz - yapar; gerçekleştirir; yürütür

"does" ne demek? "does" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«does» ile örnek cümleler

  • The impact of social media on mental health is still being studied, but it is clear that it does not always have a positive effect on users.
    _
    Ðə ˈɪm.pækt əv ˈsoʊ.ʃəl ˈmiː.di.ə ɒn ˈmen.təl helθ ɪz ˈstɪl ˈbiːɪŋ ˈstʌd.id bʌt ɪt ɪz klɪər ðæt ɪt dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz hæv eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv ɪˈfɛkt ɒn ˈjuː.zərz. Dı impekt ıv sovşıl miidiı on mentıl helt iz stil biiing stadid bat it iz kliyar det it daz not oolveyz hev e pozitiv ifekt on yuuzırz.
    Sosyal medyanın zihinsel sağlık üzerindeki etkisi hala araştırılmaktadır, ancak kullanıcılar üzerinde her zaman olumlu bir etkisi olmadığı açıktır.
    Ðə ˈɪm.pækt əv ˈsoʊ.ʃəl ˈmiː.di.ə ɒn ˈmen.təl helθ ɪz ˈstɪl ˈbiːɪŋ ˈstʌd.id bʌt ɪt ɪz klɪər ðæt ɪt dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz hæv eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv ɪˈfɛkt ɒn ˈjuː.zərz. Dı impekt ıv sovşıl miidiı on mentıl helt iz stil biiing stadid bat it iz kliyar det it daz not oolveyz hev e pozitiv ifekt on yuuzırz.
  • Being alone does not always mean being lonely; it can also provide time for self-growth.
    _
    ˈbiːɪŋ əˈloʊn dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz miːn ˈbiːɪŋ ˈloʊn.li ɪt kæn ˈɔːl.soʊ ˌprəˈvaɪd taɪm fɔːr ˌselfˈɡroʊθ. Biiing ılovn daz not oolveyz miin biiing lovnli it ken oolsov prıvayd taym foor selfɡrovt.
    Yalnız olmak her zaman yalnız olmak anlamına gelmez; aynı zamanda kişisel gelişim için zaman da sağlayabilir.
    ˈbiːɪŋ əˈloʊn dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz miːn ˈbiːɪŋ ˈloʊn.li ɪt kæn ˈɔːl.soʊ ˌprəˈvaɪd taɪm fɔːr ˌselfˈɡroʊθ. Biiing ılovn daz not oolveyz miin biiing lovnli it ken oolsov prıvayd taym foor selfɡrovt.
  • Her main hobby is painting, which she does in her free time every weekend.
    _
    Hɜːr meɪn ˈhɑː.bi ɪz ˈpeɪn.tɪŋ ˈwɪtʃ ʃi dʌz ɪn hɜːr ˈfriː taɪm ˈɛv.ri ˌwiːkˈend. Hörr meyn haabi iz peynting viç şi daz in hörr frii taym evri viikend.
    Onun ana hobisi resim yapmaktır, bu hobiyi her hafta sonu boş zamanlarında yapmaktadır.
    Hɜːr meɪn ˈhɑː.bi ɪz ˈpeɪn.tɪŋ ˈwɪtʃ ʃi dʌz ɪn hɜːr ˈfriː taɪm ˈɛv.ri ˌwiːkˈend. Hörr meyn haabi iz peynting viç şi daz in hörr frii taym evri viikend.
  • She tends to get nervous before giving a presentation, but she always does well.
    _
    Ʃi ˈtendz tu ɡɛt ˈnɜːr.vəs bɪˈfɔːr ˈɡɪv.ɪŋ eɪ ˌprez.ənˈteɪ.ʃən bʌt ʃi ˈɔːl.weɪz dʌz wel. Şi tendz tu ɡet nörrvıs bifoor ɡiving e prezınteyşın bat şi oolveyz daz vel.
    Sunum yapmadan önce heyecanlanma eğilimindedir, ancak her zaman iyi yapar.
    Ʃi ˈtendz tu ɡɛt ˈnɜːr.vəs bɪˈfɔːr ˈɡɪv.ɪŋ eɪ ˌprez.ənˈteɪ.ʃən bʌt ʃi ˈɔːl.weɪz dʌz wel. Şi tendz tu ɡet nörrvıs bifoor ɡiving e prezınteyşın bat şi oolveyz daz vel.
  • Despite hard work, he may fail the test if he does not study enough tonight.
    _
    Dɪˈspaɪt hɑːrd wɝːk hiː meɪ feɪl ðə ˈtest ˈɪf hiː dʌz nɒt ˈstʌd.i ɪˈnʌf təˈnaɪt. Dispayt haard vɝk hii mey feyl dı test if hii daz not stadi inaf tınayt.
    Çok çalışmasına rağmen, bu gece yeterince çalışmazsa sınavı geçemeyebilir.
    Dɪˈspaɪt hɑːrd wɝːk hiː meɪ feɪl ðə ˈtest ˈɪf hiː dʌz nɒt ˈstʌd.i ɪˈnʌf təˈnaɪt. Dispayt haard vɝk hii mey feyl dı test if hii daz not stadi inaf tınayt.
  • Please fill the glass with water carefully so it does not spill on the table.
    _
    ˈpliːz fɪl ðə ɡlæs wɪð ˈwɔː.tər ˈkɛər.fəl.i soʊ ɪt dʌz nɒt spɪl ɒn ðə ˈteɪ.bəl. Pliiz fil dı ɡles vid vootır keırfıli sov it daz not spil on dı teybıl.
    Lütfen suyu dikkatlice bardağa doldurun, böylece masaya dökülmez.
    ˈpliːz fɪl ðə ɡlæs wɪð ˈwɔː.tər ˈkɛər.fəl.i soʊ ɪt dʌz nɒt spɪl ɒn ðə ˈteɪ.bəl. Pliiz fil dı ɡles vid vootır keırfıli sov it daz not spil on dı teybıl.
  • She does yoga as a form of exercise to relax and stay fit.
    _
    Ʃi dʌz ˈjoʊɡə æz eɪ ˈfɔːrm əv ˈɛk.sə.saɪz tu ˌriːˈlæks ænd ˈsteɪ ˈfɪt. Şi daz yovɡı ez e foorm ıv eksısayz tu riileks end stey fit.
    O, rahatlamak ve formda kalmak için yoga yapıyor.
    Ʃi dʌz ˈjoʊɡə æz eɪ ˈfɔːrm əv ˈɛk.sə.saɪz tu ˌriːˈlæks ænd ˈsteɪ ˈfɪt. Şi daz yovɡı ez e foorm ıv eksısayz tu riileks end stey fit.
  • What does this word mean in English?
    _
    ˈwʌt dʌz ˈðɪs wɝːd miːn ɪn ˈɪŋ.ɡlɪʃ. Vat daz dis vɝd miin in ingɡliş.
    Bu kelime İngilizce'de ne anlama geliyor?
    ˈwʌt dʌz ˈðɪs wɝːd miːn ɪn ˈɪŋ.ɡlɪʃ. Vat daz dis vɝd miin in ingɡliş.
  • Does this plan seem okay to you?
    _
    Dʌz ˈðɪs plæn siːm ˌəʊˈkeɪ tu ˈjuː. Daz dis plen siim ıukey tu yuu.
    Bu plan sana uygun görünüyor mu?
    Dʌz ˈðɪs plæn siːm ˌəʊˈkeɪ tu ˈjuː. Daz dis plen siim ıukey tu yuu.
  • It does not matter if we are late.
    _
    Ɪt dʌz nɒt ˈmæt.ər ˈɪf wiː ɑːr leɪt. It daz not metır if vii aar leyt.
    Geç kalmamız önemli değil.
    Ɪt dʌz nɒt ˈmæt.ər ˈɪf wiː ɑːr leɪt. It daz not metır if vii aar leyt.

Sitemizin sunduğu özellikler

does kelimesi «daz» (dʌz) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak does kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

does ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da does kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

does için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

does şu anlama gelir: yapar; gerçekleştirir; yürütür. Transliterasyon «daz», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.