"everything" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

everything, ˈɛv.riˌθɪŋ, evriting - her şey; tüm şeyler; herhangi bir şey

"everything" ne demek? "everything" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«everything» ile örnek cümleler

  • As technology continues to advance, it’s important to consider how it will change everything about our daily lives, from work to personal relationships.
    _
    Æz tekˈnɑː.lə.dʒi kənˈtɪn.juːz tu ədˈvɑːns ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu kənˈsɪd.ər haʊ ɪt wɪl tʃeɪndʒ ˈɛv.riˌθɪŋ əˈbaʊt ɑːr ˈdeɪ.li laɪvz ˈfrɒm wɝːk tu ˈpɜːr.sən.əl ˌriːˈleɪ.ʃən.ʃɪps. Ez teknaalıci kıntinyuuz tu ıdvaans its impoortınt tu kınsidır hav it vil çeync evriting ıbavt aar deyli layvz from vɝk tu pörrsınıl riileyşınşips.
    Teknoloji gelişmeye devam ederken, bunun günlük yaşamımızdaki her şeyi, işten kişisel ilişkilere kadar, nasıl değiştireceğini düşünmek önemlidir.
    Æz tekˈnɑː.lə.dʒi kənˈtɪn.juːz tu ədˈvɑːns ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu kənˈsɪd.ər haʊ ɪt wɪl tʃeɪndʒ ˈɛv.riˌθɪŋ əˈbaʊt ɑːr ˈdeɪ.li laɪvz ˈfrɒm wɝːk tu ˈpɜːr.sən.əl ˌriːˈleɪ.ʃən.ʃɪps. Ez teknaalıci kıntinyuuz tu ıdvaans its impoortınt tu kınsidır hav it vil çeync evriting ıbavt aar deyli layvz from vɝk tu pörrsınıl riileyşınşips.
  • Everything in life is interconnected, and every action we take, no matter how small, can have a ripple effect on the world around us.
    _
    ˈɛv.riˌθɪŋ ɪn laɪf ɪz ˌɪn.tə.kəˈnek.tɪd ænd ˈɛv.ri ˈæk.ʃən wiː teɪk nəʊ ˈmæt.ər haʊ smɔːl kæn hæv eɪ ˈrɪp.əl ɪˈfɛkt ɒn ðə wɝːld əˈraʊnd ʌs. Evriting in layf iz intıkınektid end evri ekşın vii teyk nıu metır hav smool ken hev e ripıl ifekt on dı vɝld ıravnd as.
    Hayatta her şey birbirine bağlıdır ve ne kadar küçük olursa olsun yaptığımız her eylem, çevremizdeki dünya üzerinde dalga etkisi yaratabilir.
    ˈɛv.riˌθɪŋ ɪn laɪf ɪz ˌɪn.tə.kəˈnek.tɪd ænd ˈɛv.ri ˈæk.ʃən wiː teɪk nəʊ ˈmæt.ər haʊ smɔːl kæn hæv eɪ ˈrɪp.əl ɪˈfɛkt ɒn ðə wɝːld əˈraʊnd ʌs. Evriting in layf iz intıkınektid end evri ekşın vii teyk nıu metır hav smool ken hev e ripıl ifekt on dı vɝld ıravnd as.
  • She realized that everything in her life had led to this moment, and now she had the opportunity to make a difference.
    _
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ðæt ˈɛv.riˌθɪŋ ɪn hɜːr laɪf hæd led tu ˈðɪs ˈmoʊ.mənt ænd naʊ ʃi hæd ðə ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti tu meɪk eɪ ˈdɪ.fə.rəns. Şi riiılayzd det evriting in hörr layf hed led tu dis movmınt end nav şi hed dı opırtuunıti tu meyk e difırıns.
    Hayatındaki her şeyin onu bu ana getirdiğini ve şimdi bir fark yaratma fırsatına sahip olduğunu fark etti.
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ðæt ˈɛv.riˌθɪŋ ɪn hɜːr laɪf hæd led tu ˈðɪs ˈmoʊ.mənt ænd naʊ ʃi hæd ðə ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti tu meɪk eɪ ˈdɪ.fə.rəns. Şi riiılayzd det evriting in hörr layf hed led tu dis movmınt end nav şi hed dı opırtuunıti tu meyk e difırıns.
  • She organized everything meticulously for the charity event.
    _
    Ʃi ˈɔːr.ɡə.naɪzd ˈɛv.riˌθɪŋ ˌmɪˈtɪk.jʊ.ləs.li fɔːr ðə ˈtʃær.ɪ.ti ɪˈvɛnt. Şi oorɡınayzd evriting mitikyulısli foor dı çeriti ivent.
    Hayır etkinliği için her şeyi titizlikle organize etti.
    Ʃi ˈɔːr.ɡə.naɪzd ˈɛv.riˌθɪŋ ˌmɪˈtɪk.jʊ.ləs.li fɔːr ðə ˈtʃær.ɪ.ti ɪˈvɛnt. Şi oorɡınayzd evriting mitikyulısli foor dı çeriti ivent.
  • She told me everything about the plan.
    _
    Ʃi toʊld miː ˈɛv.riˌθɪŋ əˈbaʊt ðə plæn. Şi tovld mii evriting ıbavt dı plen.
    Bana plan hakkında her şeyi anlattı.
    Ʃi toʊld miː ˈɛv.riˌθɪŋ əˈbaʊt ðə plæn. Şi tovld mii evriting ıbavt dı plen.
  • Everything is ready for the big trip.
    _
    ˈɛv.riˌθɪŋ ɪz ˈred.i fɔːr ðə bɪɡ trɪp. Evriting iz redi foor dı biɡ trip.
    Büyük yolculuk için her şey hazır.
    ˈɛv.riˌθɪŋ ɪz ˈred.i fɔːr ðə bɪɡ trɪp. Evriting iz redi foor dı biɡ trip.
  • He explained everything clearly.
    _
    Hiː ɪkˈ.spleɪnd ˈɛv.riˌθɪŋ ˈklɪər.li. Hii ikspleynd evriting kliyarli.
    Her şeyi net bir şekilde açıkladı.
    Hiː ɪkˈ.spleɪnd ˈɛv.riˌθɪŋ ˈklɪər.li. Hii ikspleynd evriting kliyarli.
  • We packed everything for the trip.
    _
    Wiː pækt ˈɛv.riˌθɪŋ fɔːr ðə trɪp. Vii pekt evriting foor dı trip.
    Seyahat için her şeyi topladık.
    Wiː pækt ˈɛv.riˌθɪŋ fɔːr ðə trɪp. Vii pekt evriting foor dı trip.
  • I have everything I need.
    _
    ˈaɪ hæv ˈɛv.riˌθɪŋ ˈaɪ niːd. Ay hev evriting ay niid.
    Ihtiyacım olan her şey var.
    ˈaɪ hæv ˈɛv.riˌθɪŋ ˈaɪ niːd. Ay hev evriting ay niid.
  • This is everything to me.
    _
    ˈðɪs ɪz ˈɛv.riˌθɪŋ tu miː. Dis iz evriting tu mii.
    Bu benim için her şey.
    ˈðɪs ɪz ˈɛv.riˌθɪŋ tu miː. Dis iz evriting tu mii.
  • He knows everything.
    _
    Hiː noʊz ˈɛv.riˌθɪŋ. Hii novz evriting.
    O her şeyi biliyor.
    Hiː noʊz ˈɛv.riˌθɪŋ. Hii novz evriting.
  • She has everything.
    _
    Ʃi hæz ˈɛv.riˌθɪŋ. Şi hez evriting.
    Onun her şeyi var.
    Ʃi hæz ˈɛv.riˌθɪŋ. Şi hez evriting.

Sitemizin sunduğu özellikler

everything kelimesi «evriting» (ˈɛv.riˌθɪŋ) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak everything kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

everything ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da everything kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

everything için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

everything şu anlama gelir: her şey; tüm şeyler; herhangi bir şey. Transliterasyon «evriting», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.