"example" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

example, ɪɡˈzæm.pl, iɡzempl - örnek; model; açıklama

"example" ne demek? "example" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«example» ile örnek cümleler

  • The success of the charity event was an example of how collective efforts can lead to meaningful change, inspiring others to contribute to the cause.
    _
    Ðə səkˈsɛs əv ðə ˈtʃær.ɪ.ti ɪˈvɛnt wəz æn ɪɡˈzæm.pl əv haʊ kəˈlɛk.tɪv ˈɛf.ərts kæn liːd tu ˈmiː.nɪŋ.fəl tʃeɪndʒ ɪnˈspaɪə.rɪŋ ˈʌð.ɚz tu kənˈtrɪb.juːt tu ðə kɔːz. Dı sıkses ıv dı çeriti ivent vız en iɡzempl ıv hav kılektiv efırts ken liid tu miiningfıl çeync inspayıring adɚz tu kıntribyuut tu dı kooz.
    Hayır kurumları etkinliğinin başarısı, kolektif çabaların nasıl anlamlı bir değişime yol açabileceğinin ve başkalarını amaca katkıda bulunmaya teşvik etmenin bir örneğiydi.
    Ðə səkˈsɛs əv ðə ˈtʃær.ɪ.ti ɪˈvɛnt wəz æn ɪɡˈzæm.pl əv haʊ kəˈlɛk.tɪv ˈɛf.ərts kæn liːd tu ˈmiː.nɪŋ.fəl tʃeɪndʒ ɪnˈspaɪə.rɪŋ ˈʌð.ɚz tu kənˈtrɪb.juːt tu ðə kɔːz. Dı sıkses ıv dı çeriti ivent vız en iɡzempl ıv hav kılektiv efırts ken liid tu miiningfıl çeync inspayıring adɚz tu kıntribyuut tu dı kooz.
  • The project serves as an example of how innovative solutions can transform a community, showcasing the positive impact of sustainable practices.
    _
    Ðə ˈprɑː.dʒekt sɜːrvz æz æn ɪɡˈzæm.pl əv haʊ ˈɪn.əˌveɪ.tɪv səˈluː.ʃənz kæn trænsˈfɔːrm eɪ kəˈmjuː.nɪ.ti ˈʃəʊ.keɪ.sɪŋ ðə ˈpɒz.ɪ.tɪv ˈɪm.pækt əv səˈsteɪ.nə.bəl ˈpræk.tɪsɪz. Dı praacekt sörrvz ez en iɡzempl ıv hav inıveytiv sıluuşınz ken trensfoorm e kımyuuniti şıukeysing dı pozitiv impekt ıv sısteynıbıl prektisiz.
    Bu proje, yenilikçi çözümlerin nasıl bir toplumu dönüştürebileceğine ve sürdürülebilir uygulamaların olumlu etkisini sergileyen bir örnektir.
    Ðə ˈprɑː.dʒekt sɜːrvz æz æn ɪɡˈzæm.pl əv haʊ ˈɪn.əˌveɪ.tɪv səˈluː.ʃənz kæn trænsˈfɔːrm eɪ kəˈmjuː.nɪ.ti ˈʃəʊ.keɪ.sɪŋ ðə ˈpɒz.ɪ.tɪv ˈɪm.pækt əv səˈsteɪ.nə.bəl ˈpræk.tɪsɪz. Dı praacekt sörrvz ez en iɡzempl ıv hav inıveytiv sıluuşınz ken trensfoorm e kımyuuniti şıukeysing dı pozitiv impekt ıv sısteynıbıl prektisiz.
  • The teacher gave several examples to explain the concept more clearly and make it easier for students to understand.
    _
    Ðə ˈtiː.tʃɚ ɡeɪv ˈsev.rəl ɪɡˈzæm.plz tu ɪkˈ.spleɪn ðə ˈkɒn.sɛpt mɔːr ˈklɪər.li ænd meɪk ɪt ˈiːz.i.ər fɔːr ˈstuː.dənts tu ˌʌn.dərˈstænd. Dı tiiçɚ ɡeyv sevrıl iɡzemplz tu ikspleyn dı konsept moor kliyarli end meyk it iiziır foor stuudınts tu andırstend.
    Öğretmen, öğrencilerin anlamasını kolaylaştırmak ve kavramı daha net bir şekilde açıklamak için birkaç örnek verdi.
    Ðə ˈtiː.tʃɚ ɡeɪv ˈsev.rəl ɪɡˈzæm.plz tu ɪkˈ.spleɪn ðə ˈkɒn.sɛpt mɔːr ˈklɪər.li ænd meɪk ɪt ˈiːz.i.ər fɔːr ˈstuː.dənts tu ˌʌn.dərˈstænd. Dı tiiçɚ ɡeyv sevrıl iɡzemplz tu ikspleyn dı konsept moor kliyarli end meyk it iiziır foor stuudınts tu andırstend.
  • Her speech set an example for aspiring young leaders.
    _
    Hɜːr spiːtʃ set æn ɪɡˈzæm.pl fɔːr əˈspaɪr.ɪŋ ˈjʌŋ ˈliː.dərz. Hörr spiiç set en iɡzempl foor ıspayring yang liidırz.
    Konuşması, genç lider adayları için bir örnek teşkil etti.
    Hɜːr spiːtʃ set æn ɪɡˈzæm.pl fɔːr əˈspaɪr.ɪŋ ˈjʌŋ ˈliː.dərz. Hörr spiiç set en iɡzempl foor ıspayring yang liidırz.
  • This is a good example of teamwork.
    _
    ˈðɪs ɪz eɪ ɡʊd ɪɡˈzæm.pl əv ˈtiːm.wɝːk. Dis iz e ɡud iɡzempl ıv tiimvɝk.
    Bu, takım çalışması için iyi bir örnektir.
    ˈðɪs ɪz eɪ ɡʊd ɪɡˈzæm.pl əv ˈtiːm.wɝːk. Dis iz e ɡud iɡzempl ıv tiimvɝk.
  • He showed us an example of kindness.
    _
    Hiː ʃəʊd ʌs æn ɪɡˈzæm.pl əv ˈkaɪnd.nəs. Hii şıud as en iɡzempl ıv kayndnıs.
    O, bize bir iyilik örneği gösterdi.
    Hiː ʃəʊd ʌs æn ɪɡˈzæm.pl əv ˈkaɪnd.nəs. Hii şıud as en iɡzempl ıv kayndnıs.
  • Can you give me an example?
    _
    Kæn ˈjuː ɡɪv miː æn ɪɡˈzæm.pl. Ken yuu ɡiv mii en iɡzempl.
    Bana bir örnek verebilir misin?
    Kæn ˈjuː ɡɪv miː æn ɪɡˈzæm.pl. Ken yuu ɡiv mii en iɡzempl.
  • She gave a great example.
    _
    Ʃi ɡeɪv eɪ ɡreɪt ɪɡˈzæm.pl. Şi ɡeyv e ɡreyt iɡzempl.
    O, harika bir örnek verdi.
    Ʃi ɡeɪv eɪ ɡreɪt ɪɡˈzæm.pl. Şi ɡeyv e ɡreyt iɡzempl.
  • It’s a good example.
    _
    Ɪts eɪ ɡʊd ɪɡˈzæm.pl. Its e ɡud iɡzempl.
    Bu bir iyi örnektir.
    Ɪts eɪ ɡʊd ɪɡˈzæm.pl. Its e ɡud iɡzempl.
  • He gave an example.
    _
    Hiː ɡeɪv æn ɪɡˈzæm.pl. Hii ɡeyv en iɡzempl.
    O, bir örnek verdi.
    Hiː ɡeɪv æn ɪɡˈzæm.pl. Hii ɡeyv en iɡzempl.
  • This is an example.
    _
    ˈðɪs ɪz æn ɪɡˈzæm.pl. Dis iz en iɡzempl.
    Bu bir örnektir.
    ˈðɪs ɪz æn ɪɡˈzæm.pl. Dis iz en iɡzempl.
  • She is an example.
    _
    Ʃi ɪz æn ɪɡˈzæm.pl. Şi iz en iɡzempl.
    O, bir örnektir.
    Ʃi ɪz æn ɪɡˈzæm.pl. Şi iz en iɡzempl.

Sitemizin sunduğu özellikler

example kelimesinin telaffuzu: transkripsiyon ɪɡˈzæm.pl, Türkçede yaklaşık olarak «iɡzempl» şeklinde okunur. example kelimesini iki ses varyantında dinleyin ve farkı karşılaştırın — oynat düğmesi her kartta bulunur.

example konuşmada nasıl kullanılır? Bu sayfada example içeren gerçek İngilizce cümleler çeviri ve transkripsiyonuyla birlikte yer alıyor — okuyun ve dinleyin.

example ile kulak egzersizi: otomatik oynatmayı açın, cümleler arka arkaya çalacaktır. İki sesten birini seçin ve tekrar sayısını kendi hızınıza göre ayarlayın.

Çevrimdışı çalışmak için example sesini MP3 formatında indirin. example ile yaygın eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri inceleyin — kelimeleri bağlam içinde öğrenmek onları çok daha hızlı akılda tutar.