"feels" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

feels, filz, filz - hisseder; algılar; anlar

"feels" ne demek? "feels" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«feels» ile örnek cümleler

  • She always knows how to cheer him up when he feels down, and their friendship means a lot to both of them.
    _
    Ʃi ˈɔːl.weɪz noʊz haʊ tu tʃɪər ˈhɪm ʌp ˈwen hiː filz daʊn ænd ðɛr ˈfrɛnd.ʃɪp miːnz eɪ lɒt tu boʊθ əv ðɛm. Şi oolveyz novz hav tu çiyar him ap ven hii filz davn end der frendşip miinz e lot tu bovt ıv dem.
    O, kendini kötü hissettiğinde onu nasıl neşelendireceğini her zaman bilir ve arkadaşlıkları ikisi için de çok şey ifade eder.
    Ʃi ˈɔːl.weɪz noʊz haʊ tu tʃɪər ˈhɪm ʌp ˈwen hiː filz daʊn ænd ðɛr ˈfrɛnd.ʃɪp miːnz eɪ lɒt tu boʊθ əv ðɛm. Şi oolveyz novz hav tu çiyar him ap ven hii filz davn end der frendşip miinz e lot tu bovt ıv dem.
  • A few years ago, I would have never imagined taking this path in life, but now it feels like the right choice.
    _
    Eɪ fjuː ˈjɪrz əˈɡoʊ ˈaɪ wʊd hæv ˈnev.ər ɪˈmædʒ.ɪnd ˈteɪ.kɪŋ ˈðɪs pæθ ɪn laɪf bʌt naʊ ɪt filz laɪk ðə raɪt tʃɔɪs. E fyuu yirz ıɡov ay vud hev nevır imecind teyking dis pet in layf bat nav it filz layk dı rayt çoys.
    Birkaç yıl önce, bu yola gireceğimi asla hayal etmezdim, ama şimdi doğru seçim gibi geliyor.
    Eɪ fjuː ˈjɪrz əˈɡoʊ ˈaɪ wʊd hæv ˈnev.ər ɪˈmædʒ.ɪnd ˈteɪ.kɪŋ ˈðɪs pæθ ɪn laɪf bʌt naʊ ɪt filz laɪk ðə raɪt tʃɔɪs. E fyuu yirz ıɡov ay vud hev nevır imecind teyking dis pet in layf bat nav it filz layk dı rayt çoys.
  • In the end, you have to follow what feels right for you, even if it goes against the opinions of others.
    _
    Ɪn ðə ɛnd ˈjuː hæv tu ˈfɒl.oʊ ˈwʌt filz raɪt fɔːr ˈjuː ˈiː.vən ˈɪf ɪt ɡoʊz əˈɡɛnst ðə əˈpɪn.jənz əv ˈʌð.ɚz. In dı end yuu hev tu folov vat filz rayt foor yuu iivın if it ɡovz ıɡenst dı ıpinyınz ıv adɚz.
    Sonuçta, başkalarının görüşlerine karşı olsa bile sizin için doğru olanı takip etmelisiniz.
    Ɪn ðə ɛnd ˈjuː hæv tu ˈfɒl.oʊ ˈwʌt filz raɪt fɔːr ˈjuː ˈiː.vən ˈɪf ɪt ɡoʊz əˈɡɛnst ðə əˈpɪn.jənz əv ˈʌð.ɚz. In dı end yuu hev tu folov vat filz rayt foor yuu iivın if it ɡovz ıɡenst dı ıpinyınz ıv adɚz.
  • She feels limited by the lack of opportunities in her current role.
    _
    Ʃi filz ˈlɪm.ɪ.tɪd baɪ ðə læk əv ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ɪn hɜːr ˈkʌr.ənt ˌroʊl. Şi filz limitid bay dı lek ıv opırtuunıtiz in hörr karınt rovl.
    Mevcut görevindeki fırsat eksikliği nedeniyle kendini sınırlı hissediyor.
    Ʃi filz ˈlɪm.ɪ.tɪd baɪ ðə læk əv ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ɪn hɜːr ˈkʌr.ənt ˌroʊl. Şi filz limitid bay dı lek ıv opırtuunıtiz in hörr karınt rovl.
  • She feels very close to her best friend and tells her everything.
    _
    Ʃi filz ˈver.i kloʊz tu hɜːr bɛst frɛnd ænd telz hɜːr ˈɛv.riˌθɪŋ. Şi filz veri klovz tu hörr best frend end telz hörr evriting.
    En iyi arkadaşıyla çok yakın hissediyor ve her şeyi ona anlatıyor.
    Ʃi filz ˈver.i kloʊz tu hɜːr bɛst frɛnd ænd telz hɜːr ˈɛv.riˌθɪŋ. Şi filz veri klovz tu hörr best frend end telz hörr evriting.
  • He feels ready to take on new responsibilities at work.
    _
    Hiː filz ˈred.i tu teɪk ɒn njuː ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬iz æt wɝːk. Hii filz redi tu teyk on nyuu riispaansıbilıt̬iz et vɝk.
    O, işte yeni sorumluluklar üstlenmeye hazır hissediyor.
    Hiː filz ˈred.i tu teɪk ɒn njuː ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬iz æt wɝːk. Hii filz redi tu teyk on nyuu riispaansıbilıt̬iz et vɝk.
  • This fabric has a velvet texture that feels luxurious.
    _
    ˈðɪs ˈfæb.rɪk hæz eɪ ˈvel.vɪt ˈtek.stʃər ðæt filz lʌkˈʃʊr.i.əs. Dis febrik hez e velvit teksçır det filz lakşuriıs.
    Bu kumaş, lüks bir his veren kadife dokusuna sahip.
    ˈðɪs ˈfæb.rɪk hæz eɪ ˈvel.vɪt ˈtek.stʃər ðæt filz lʌkˈʃʊr.i.əs. Dis febrik hez e velvit teksçır det filz lakşuriıs.
  • She feels lucky to have found the perfect job.
    _
    Ʃi filz ˈlʌk.i tu hæv ˈfaʊnd ðə ˈpɜːr.fɪkt dʒɒb. Şi filz laki tu hev favnd dı pörrfikt cob.
    Mükemmel işi bulduğu için kendini şanslı hissediyor.
    Ʃi filz ˈlʌk.i tu hæv ˈfaʊnd ðə ˈpɜːr.fɪkt dʒɒb. Şi filz laki tu hev favnd dı pörrfikt cob.
  • He feels uncertainty before the test.
    _
    Hiː filz ˌʌnˈsɜːr.tən.ti bɪˈfɔːr ðə ˈtest. Hii filz ansörrtınti bifoor dı test.
    Sınav öncesinde belirsizlik hissediyor.
    Hiː filz ˌʌnˈsɜːr.tən.ti bɪˈfɔːr ðə ˈtest. Hii filz ansörrtınti bifoor dı test.
  • He feels an obligation to contribute.
    _
    Hiː filz æn ˌɑːb.lɪˈɡeɪ.ʃən tu kənˈtrɪb.juːt. Hii filz en aabliɡeyşın tu kıntribyuut.
    Katkıda bulunma sorumluluğu hissediyor.
    Hiː filz æn ˌɑːb.lɪˈɡeɪ.ʃən tu kənˈtrɪb.juːt. Hii filz en aabliɡeyşın tu kıntribyuut.
  • He feels the burden of responsibility.
    _
    Hiː filz ðə ˈbɜː.dən əv ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬i. Hii filz dı bördın ıv riispaansıbilıt̬i.
    Sorumluluğun yükünü hissediyor.
    Hiː filz ðə ˈbɜː.dən əv ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬i. Hii filz dı bördın ıv riispaansıbilıt̬i.

Sitemizin sunduğu özellikler

feels kelimesi «filz» (filz) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak feels kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

feels ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da feels kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

feels için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

feels şu anlama gelir: hisseder; algılar; anlar. Transliterasyon «filz», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.