"her" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

her, hɜːr, hörr - onun; ona; kendisinin

"her" ne demek? "her" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«her» ile örnek cümleler

  • Despite facing numerous obstacles, her resilience and unwavering determination have enabled her to rise above every challenge.
    _
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈɑːb.stə.kəlz hɜːr ˈriːˈzɪl.jəns ænd ʌnˈweɪ.vər.ɪŋ dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən hæv ɪˈneɪ.bəld hɜːr tu raɪz əˈbʌv ˈɛv.ri ˈtʃæl.ɪndʒ. Dispayt feysing nyuumɚıs aabstıkılz hörr riizilyıns end anveyvıring ditörmineyşın hev ineybıld hörr tu rayz ıbav evri çelinc.
    Birçok engelle karşılaşmasına rağmen, onun dayanıklılığı ve sarsılmaz kararlılığı her zorluğun üstesinden gelmesine olanak tanıdı.
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈɑːb.stə.kəlz hɜːr ˈriːˈzɪl.jəns ænd ʌnˈweɪ.vər.ɪŋ dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən hæv ɪˈneɪ.bəld hɜːr tu raɪz əˈbʌv ˈɛv.ri ˈtʃæl.ɪndʒ. Dispayt feysing nyuumɚıs aabstıkılz hörr riizilyıns end anveyvıring ditörmineyşın hev ineybıld hörr tu rayz ıbav evri çelinc.
  • She always kept a photo of her grandmother in her wallet, as a reminder of the strength and kindness that shaped her.
    _
    Ʃi ˈɔːl.weɪz kept eɪ ˈfoʊ.toʊ əv hɜːr ˈɡrændˌmʌð.ər ɪn hɜːr ˈwɑː.lɪt æz eɪ ˌrɪˈmaɪn.dər əv ðə ˈstreŋkθ ænd ˈkaɪnd.nəs ðæt ʃeɪpt hɜːr. Şi oolveyz kept e fovtov ıv hörr ɡrendmadır in hörr vaalit ez e rimayndır ıv dı strengkt end kayndnıs det şeypt hörr.
    Cüzdanında her zaman büyükannesinin bir fotoğrafını taşıdı; onu şekillendiren güç ve nezaketi hatırlamak için.
    Ʃi ˈɔːl.weɪz kept eɪ ˈfoʊ.toʊ əv hɜːr ˈɡrændˌmʌð.ər ɪn hɜːr ˈwɑː.lɪt æz eɪ ˌrɪˈmaɪn.dər əv ðə ˈstreŋkθ ænd ˈkaɪnd.nəs ðæt ʃeɪpt hɜːr. Şi oolveyz kept e fovtov ıv hörr ɡrendmadır in hörr vaalit ez e rimayndır ıv dı strengkt end kayndnıs det şeypt hörr.
  • I admire how she is always so confident in her decisions and able to handle challenges with grace.
    _
    ˈaɪ ədˈmaɪər haʊ ʃi ɪz ˈɔːl.weɪz soʊ ˈkɒn.fɪ.dənt ɪn hɜːr dɪˈsɪʒənz ænd ˈeɪ.bəl tu ˈhæn.dəl ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz wɪð ɡreɪs. Ay ıdmayır hav şi iz oolveyz sov konfidınt in hörr disijınz end eybıl tu hendıl çelinciz vid ɡreys.
    Onun her zaman kararlarında bu kadar kendine güveniyor olması ve zorlukları zarafetle ele alabiliyor olması beni etkiliyor.
    ˈaɪ ədˈmaɪər haʊ ʃi ɪz ˈɔːl.weɪz soʊ ˈkɒn.fɪ.dənt ɪn hɜːr dɪˈsɪʒənz ænd ˈeɪ.bəl tu ˈhæn.dəl ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz wɪð ɡreɪs. Ay ıdmayır hav şi iz oolveyz sov konfidınt in hörr disijınz end eybıl tu hendıl çelinciz vid ɡreys.
  • She shared her story to inspire others facing similar challenges.
    _
    Ʃi ʃeərd hɜːr ˈstɔːr.i tu ɪnˈspaɪər ˈʌð.ɚz ˈfeɪ.sɪŋ ˈsɪm.ɪ.lər ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz. Şi şeyard hörr stoori tu inspayır adɚz feysing similır çelinciz.
    Benzer zorluklarla karşılaşan diğer insanları motive etmek için hikayesini paylaştı.
    Ʃi ʃeərd hɜːr ˈstɔːr.i tu ɪnˈspaɪər ˈʌð.ɚz ˈfeɪ.sɪŋ ˈsɪm.ɪ.lər ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz. Şi şeyard hörr stoori tu inspayır adɚz feysing similır çelinciz.
  • Her brother is coming to visit soon.
    _
    Hɜːr ˈbrʌð.ər ɪz ˈkʌmɪŋ tu ˈvɪz.ɪt ˈsuːn. Hörr bradır iz kaming tu vizit suun.
    Onun erkek kardeşi yakında ziyarete gelecek.
    Hɜːr ˈbrʌð.ər ɪz ˈkʌmɪŋ tu ˈvɪz.ɪt ˈsuːn. Hörr bradır iz kaming tu vizit suun.
  • I gave her a gift for her birthday.
    _
    ˈaɪ ɡeɪv hɜːr eɪ ɡɪft fɔːr hɜːr ˈbɜːrθ.deɪ. Ay ɡeyv hörr e ɡift foor hörr börrtdey.
    Onun doğum günü için ona bir hediye verdim.
    ˈaɪ ɡeɪv hɜːr eɪ ɡɪft fɔːr hɜːr ˈbɜːrθ.deɪ. Ay ɡeyv hörr e ɡift foor hörr börrtdey.
  • She loves spending time with her family.
    _
    Ʃi lʌvz ˈspɛn.dɪŋ taɪm wɪð hɜːr ˈfæm.ɪ.li. Şi lavz spending taym vid hörr femili.
    Ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanır.
    Ʃi lʌvz ˈspɛn.dɪŋ taɪm wɪð hɜːr ˈfæm.ɪ.li. Şi lavz spending taym vid hörr femili.
  • He saw her at the park yesterday.
    _
    Hiː sɒ hɜːr æt ðə pɑːrk ˈjestərdeɪ. Hii so hörr et dı paark yestırdey.
    Dün parkta onu gördü.
    Hiː sɒ hɜːr æt ðə pɑːrk ˈjestərdeɪ. Hii so hörr et dı paark yestırdey.
  • She likes her cat.
    _
    Ʃi laɪks hɜːr kæt. Şi layks hörr ket.
    O, kedisini seviyor.
    Ʃi laɪks hɜːr kæt. Şi layks hörr ket.
  • He knows her well.
    _
    Hiː noʊz hɜːr wel. Hii novz hörr vel.
    O, onu iyi tanıyor.
    Hiː noʊz hɜːr wel. Hii novz hörr vel.
  • This is her book.
    _
    ˈðɪs ɪz hɜːr bʊk. Dis iz hörr buk.
    Bu onun kitabı.
    ˈðɪs ɪz hɜːr bʊk. Dis iz hörr buk.
  • I see her.
    _
    ˈaɪ siː hɜːr. Ay sii hörr.
    Onu görüyorum.
    ˈaɪ siː hɜːr. Ay sii hörr.

Sitemizin sunduğu özellikler

her kelimesi «hörr» (hɜːr) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak her kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

her ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da her kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

her için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

her şu anlama gelir: onun; ona; kendisinin. Transliterasyon «hörr», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.