"marry" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

marry, ˈmær.i, meri - evlenmek; nikâhlanmak; birleşmek

"marry" ne demek? "marry" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«marry» ile örnek cümleler

  • Their decision to marry was not taken lightly, as they understood the commitment it required and wanted to build a future based on trust, partnership, and shared dreams.
    _
    Ðɛr dɪˈsɪʒən tu ˈmær.i wəz nɒt ˈteɪ.kən ˈlaɪt.li æz ðeɪ ˌʌn.dərˈstʊd ðə kəˈmɪt.mənt ɪt rɪˈkwaɪərd ænd ˈwɑːn.tɪd tu bɪld eɪ ˈfjuː.tʃər beɪst ɒn trʌst ˈpɑːrt.nər.ʃɪp ænd ʃeərd driːmz. Der disijın tu meri vız not teykın laytli ez dey andırstud dı kımitmınt it rikvayırd end vaantid tu bild e fyuuçır beyst on trast paartnırşip end şeyard driimz.
    Evlenme kararı hafife alınmadı, çünkü bu bağlılığın farkındaydılar ve güven, ortaklık ve ortak hayaller üzerine bir gelecek inşa etmek istiyorlardı.
    Ðɛr dɪˈsɪʒən tu ˈmær.i wəz nɒt ˈteɪ.kən ˈlaɪt.li æz ðeɪ ˌʌn.dərˈstʊd ðə kəˈmɪt.mənt ɪt rɪˈkwaɪərd ænd ˈwɑːn.tɪd tu bɪld eɪ ˈfjuː.tʃər beɪst ɒn trʌst ˈpɑːrt.nər.ʃɪp ænd ʃeərd driːmz. Der disijın tu meri vız not teykın laytli ez dey andırstud dı kımitmınt it rikvayırd end vaantid tu bild e fyuuçır beyst on trast paartnırşip end şeyard driimz.
  • Despite their different backgrounds, they chose to marry, knowing that love and mutual respect would guide them through any challenges they might face.
    _
    Dɪˈspaɪt ðɛr ˈdɪ.fə.rənt ˈbæk.ɡraʊndz ðeɪ tʃoʊz tu ˈmær.i ˈnoʊ.ɪŋ ðæt lʌv ænd ˈmjuː.tʃu.əl ˈriːˈspekt wʊd ɡaɪd ðɛm ˈθruː ˈɛni ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðeɪ maɪt feɪs. Dispayt der difırınt bekɡravndz dey çovz tu meri noving det lav end myuuçuıl riispekt vud ɡayd dem truu eni çelinciz dey mayt feys.
    Farklı geçmişlerine rağmen, aşk ve karşılıklı saygının her türlü zorluğun üstesinden gelmelerine yardımcı olacağını bilerek evlenmeye karar verdiler.
    Dɪˈspaɪt ðɛr ˈdɪ.fə.rənt ˈbæk.ɡraʊndz ðeɪ tʃoʊz tu ˈmær.i ˈnoʊ.ɪŋ ðæt lʌv ænd ˈmjuː.tʃu.əl ˈriːˈspekt wʊd ɡaɪd ðɛm ˈθruː ˈɛni ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðeɪ maɪt feɪs. Dispayt der difırınt bekɡravndz dey çovz tu meri noving det lav end myuuçuıl riispekt vud ɡayd dem truu eni çelinciz dey mayt feys.
  • After years of dating, they decided to marry in a small, intimate ceremony, surrounded by close friends and family.
    _
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv ˈdeɪ.tɪŋ ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu ˈmær.i ɪn eɪ smɔːl ˈɪn.tɪ.mət ˈsɛr.ə.moʊ.ni ˈsəˈraʊn.dɪd baɪ kloʊz frɛndz ænd ˈfæm.ɪ.li. Aaftır yirz ıv deyting dey disaydid tu meri in e smool intimıt serımovni sıravndid bay klovz frendz end femili.
    Yıllarca süren birlikteliklerinin ardından, yakın arkadaşları ve ailelerinin arasında küçük ve samimi bir törenle evlenmeye karar verdiler.
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv ˈdeɪ.tɪŋ ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu ˈmær.i ɪn eɪ smɔːl ˈɪn.tɪ.mət ˈsɛr.ə.moʊ.ni ˈsəˈraʊn.dɪd baɪ kloʊz frɛndz ænd ˈfæm.ɪ.li. Aaftır yirz ıv deyting dey disaydid tu meri in e smool intimıt serımovni sıravndid bay klovz frendz end femili.
  • She dreamed of a big wedding when she would marry him.
    _
    Ʃi driːmd əv eɪ bɪɡ ˈwed.ɪŋ ˈwen ʃi wʊd ˈmær.i ˈhɪm. Şi driimd ıv e biɡ veding ven şi vud meri him.
    Büyük bir düğün hayal ediyordu, onunla evleneceği zaman.
    Ʃi driːmd əv eɪ bɪɡ ˈwed.ɪŋ ˈwen ʃi wʊd ˈmær.i ˈhɪm. Şi driimd ıv e biɡ veding ven şi vud meri him.
  • They decided to marry in the spring.
    _
    Ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu ˈmær.i ɪn ðə sprɪŋ. Dey disaydid tu meri in dı spring.
    Baharın gelmesiyle evlenmeye karar verdiler.
    Ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu ˈmær.i ɪn ðə sprɪŋ. Dey disaydid tu meri in dı spring.
  • They are planning to marry next summer.
    _
    Ðeɪ ɑːr ˈplæn.ɪŋ tu ˈmær.i nɛkst ˈsʌm.ər. Dey aar plening tu meri nekst samır.
    Onlar gelecek yaz evlenmeyi planlıyorlar.
    Ðeɪ ɑːr ˈplæn.ɪŋ tu ˈmær.i nɛkst ˈsʌm.ər. Dey aar plening tu meri nekst samır.
  • He asked her to marry him last night.
    _
    Hiː æst hɜːr tu ˈmær.i ˈhɪm læst naɪt. Hii est hörr tu meri him lest nayt.
    Dün gece ona evlenme teklif etti.
    Hiː æst hɜːr tu ˈmær.i ˈhɪm læst naɪt. Hii est hörr tu meri him lest nayt.
  • They want to marry next year.
    _
    Ðeɪ wɑːnt tu ˈmær.i nɛkst jɪr. Dey vaant tu meri nekst yir.
    Gelecek yıl evlenmek istiyorlar.
    Ðeɪ wɑːnt tu ˈmær.i nɛkst jɪr. Dey vaant tu meri nekst yir.
  • He plans to marry soon.
    _
    Hiː plænz tu ˈmær.i ˈsuːn. Hii plenz tu meri suun.
    O, yakında evlenmeyi planlıyor.
    Hiː plænz tu ˈmær.i ˈsuːn. Hii plenz tu meri suun.
  • She wants to marry him.
    _
    Ʃi wɑːnts tu ˈmær.i ˈhɪm. Şi vaants tu meri him.
    Ona onunla evlenmek istiyor.
    Ʃi wɑːnts tu ˈmær.i ˈhɪm. Şi vaants tu meri him.

Sitemizin sunduğu özellikler

marry kelimesi «meri» (ˈmær.i) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak marry kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

marry ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da marry kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

marry için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

marry şu anlama gelir: evlenmek; nikâhlanmak; birleşmek. Transliterasyon «meri», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.