- There is much to consider when planning a trip abroad, from choosing the right destinations to understanding the local culture and customs._Ðɛr ɪz mʌtʃ tu kənˈsɪd.ər ˈwen ˈplæn.ɪŋ eɪ trɪp əˈbrɔːd ˈfrɒm ˈtʃuːzɪŋ ðə raɪt ˌdɛst.ɪˈneɪ.ʃənz tu ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ ðə ˈloʊ.kəl ˈkʌl.tʃər ænd ˈkʌs.təmz. Der iz maç tu kınsidır ven plening e trip ıbrood from çuuzing dı rayt destineyşınz tu andırstending dı lovkıl kalçır end kastımz.Yurtdışına bir gezi planlarken göz önünde bulundurulması gereken çok şey var, doğru destinasyonların seçilmesinden yerel kültür ve geleneklerin anlaşılmasına kadar.Ðɛr ɪz mʌtʃ tu kənˈsɪd.ər ˈwen ˈplæn.ɪŋ eɪ trɪp əˈbrɔːd ˈfrɒm ˈtʃuːzɪŋ ðə raɪt ˌdɛst.ɪˈneɪ.ʃənz tu ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ ðə ˈloʊ.kəl ˈkʌl.tʃər ænd ˈkʌs.təmz. Der iz maç tu kınsidır ven plening e trip ıbrood from çuuzing dı rayt destineyşınz tu andırstending dı lovkıl kalçır end kastımz.
"much" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler
"much" ne demek? "much" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.
«much» ile örnek cümleler
- How much you care about something can often determine how successful you are in achieving it, whether it’s a goal or a personal dream._Haʊ mʌtʃ ˈjuː kɛr əˈbaʊt ˈsʌm.θɪŋ kæn ˈɒf.ən dɪˈtɜː.mɪn haʊ səkˈses.fəl ˈjuː ɑːr ɪn əˈtʃiːv.ɪŋ ɪt ˈweðər ɪts eɪ ɡoʊl ɔːr eɪ ˈpɜːr.sən.əl driːm. Hav maç yuu ker ıbavt samting ken ofın ditörmin hav sıksesfıl yuu aar in ıçiiving it vedır its e ɡovl oor e pörrsınıl driim.Bir şeye ne kadar önem verdiğiniz, onu başarmada ne kadar başarılı olduğunuzu sıklıkla belirleyebilir, ister bir hedef ister kişisel bir hayal olsun.Haʊ mʌtʃ ˈjuː kɛr əˈbaʊt ˈsʌm.θɪŋ kæn ˈɒf.ən dɪˈtɜː.mɪn haʊ səkˈses.fəl ˈjuː ɑːr ɪn əˈtʃiːv.ɪŋ ɪt ˈweðər ɪts eɪ ɡoʊl ɔːr eɪ ˈpɜːr.sən.əl driːm. Hav maç yuu ker ıbavt samting ken ofın ditörmin hav sıksesfıl yuu aar in ıçiiving it vedır its e ɡovl oor e pörrsınıl driim.
- It’s not much, but it’s a start, and I believe we’ll make significant progress if we keep working at it._Ɪts nɒt mʌtʃ bʌt ɪts eɪ stɑːrt ænd ˈaɪ bɪˈliːv wiːl meɪk sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres ˈɪf wiː kiːp ˈwɝː.kɪŋ æt ɪt. Its not maç bat its e staart end ay biliiv viil meyk siɡnifikınt praaɡres if vii kiip vɝking et it.Çok değil, ama bir başlangıç, ve üzerinde çalışmaya devam edersek önemli ilerleme kaydedeceğimize inanıyorum.Ɪts nɒt mʌtʃ bʌt ɪts eɪ stɑːrt ænd ˈaɪ bɪˈliːv wiːl meɪk sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres ˈɪf wiː kiːp ˈwɝː.kɪŋ æt ɪt. Its not maç bat its e staart end ay biliiv viil meyk siɡnifikınt praaɡres if vii kiip vɝking et it.
- She didn’t have much time to prepare for the meeting, but she managed to deliver a clear and confident presentation._Ʃi ˈdɪd.nt hæv mʌtʃ taɪm tu ˌpriːˈper fɔːr ðə ˈmiː.tɪŋ bʌt ʃi ˈmæn.ɪdʒd tu dɪˈlɪv.ər eɪ klɪər ænd ˈkɒn.fɪ.dənt ˌprez.ənˈteɪ.ʃən. Şi didnt hev maç taym tu priiper foor dı miiting bat şi menicd tu dilivır e kliyar end konfidınt prezınteyşın.Toplantıya hazırlanmak için çok zamanı yoktu ama net ve kendinden emin bir sunum yaptı.Ʃi ˈdɪd.nt hæv mʌtʃ taɪm tu ˌpriːˈper fɔːr ðə ˈmiː.tɪŋ bʌt ʃi ˈmæn.ɪdʒd tu dɪˈlɪv.ər eɪ klɪər ænd ˈkɒn.fɪ.dənt ˌprez.ənˈteɪ.ʃən. Şi didnt hev maç taym tu priiper foor dı miiting bat şi menicd tu dilivır e kliyar end konfidınt prezınteyşın.
- He spends much of his time studying to achieve his goals._Hiː spɛndz mʌtʃ əv ˈhɪz taɪm ˈstʌd.i.ɪŋ tu əˈtʃiːv ˈhɪz ɡoʊlz. Hii spendz maç ıv hiz taym stadiing tu ıçiiv hiz ɡovlz.Hedeflerine ulaşmak için zamanının çoğunu çalışarak geçiriyor.Hiː spɛndz mʌtʃ əv ˈhɪz taɪm ˈstʌd.i.ɪŋ tu əˈtʃiːv ˈhɪz ɡoʊlz. Hii spendz maç ıv hiz taym stadiing tu ıçiiv hiz ɡovlz.
- I like to read books very much, especially mystery novels._ˈaɪ laɪk tu ˈriːd bʊks ˈver.i mʌtʃ ɪˈspɛʃ.əl.i ˈmɪs.tər.i ˈnɒv.əlz. Ay layk tu riid buks veri maç ispeşıli mistıri novılz.Kitap okumayı çok severim, özellikle polisiye romanları.ˈaɪ laɪk tu ˈriːd bʊks ˈver.i mʌtʃ ɪˈspɛʃ.əl.i ˈmɪs.tər.i ˈnɒv.əlz. Ay layk tu riid buks veri maç ispeşıli mistıri novılz.
- She didn’t eat much because she was nervous before the exam._Ʃi ˈdɪd.nt iːt mʌtʃ bɪˈkɒz ʃi wəz ˈnɜːr.vəs bɪˈfɔːr ðə ɪɡˈzæm. Şi didnt iit maç bikoz şi vız nörrvıs bifoor dı iɡzem.Sınavdan önce gergin olduğu için pek yemek yemedi.Ʃi ˈdɪd.nt iːt mʌtʃ bɪˈkɒz ʃi wəz ˈnɜːr.vəs bɪˈfɔːr ðə ɪɡˈzæm. Şi didnt iit maç bikoz şi vız nörrvıs bifoor dı iɡzem.
- We don’t have much money, but we can still buy some food._Wiː doʊnt hæv mʌtʃ ˈmʌn.i bʌt wiː kæn ˈstɪl baɪ sʌm fuːd. Vii dovnt hev maç mani bat vii ken stil bay sam fuud.Çok paramız yok, ama yine de biraz yemek alabiliriz.Wiː doʊnt hæv mʌtʃ ˈmʌn.i bʌt wiː kæn ˈstɪl baɪ sʌm fuːd. Vii dovnt hev maç mani bat vii ken stil bay sam fuud.
- I like this game very much._ˈaɪ laɪk ˈðɪs ɡeɪm ˈver.i mʌtʃ. Ay layk dis ɡeym veri maç.Bu oyunu çok seviyorum.ˈaɪ laɪk ˈðɪs ɡeɪm ˈver.i mʌtʃ. Ay layk dis ɡeym veri maç.
- She has much work to do._Ʃi hæz mʌtʃ wɝːk tu duː. Şi hez maç vɝk tu duu.Onun yapacak çok işi var.Ʃi hæz mʌtʃ wɝːk tu duː. Şi hez maç vɝk tu duu.
- He doesn’t know much._Hiː ˈdʌz.ənt noʊ mʌtʃ. Hii dazınt nov maç.O pek bir şey bilmiyor.Hiː ˈdʌz.ənt noʊ mʌtʃ. Hii dazınt nov maç.
- I don’t have much time._ˈaɪ doʊnt hæv mʌtʃ taɪm. Ay dovnt hev maç taym.Fazla zamanım yok.ˈaɪ doʊnt hæv mʌtʃ taɪm. Ay dovnt hev maç taym.
Sitemizin sunduğu özellikler
much kelimesi «maç» (mʌtʃ) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak much kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.
much ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da much kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.
much için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.
much şu anlama gelir: çok; oldukça. Transliterasyon «maç», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.