"paris" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

paris, ˈpær.ɪs, peris - Paris; Fransa’nın başkenti

"paris" ne demek? "paris" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«paris» ile örnek cümleler

  • They planned a romantic getaway to Paris, hoping to experience the charm and beauty of the city together.
    _
    Ðeɪ plænd eɪ ˌroʊˈmæntɪk ˈɡɛt.əˌweɪ tu ˈpær.ɪs ˈhoʊ.pɪŋ tu ɪkˈspɪə.ri.əns ðə tʃɑːrm ænd ˈbjuː.ti əv ðə ˈsɪt.i təˈɡeð.ər. Dey plend e rovmentik ɡetıvey tu peris hovping tu ikspiyariıns dı çaarm end byuuti ıv dı siti tıɡedır.
    Paris'e romantik bir kaçamak planladılar, şehrin büyüleyici güzelliğini birlikte deneyimlemeyi umarak.
    Ðeɪ plænd eɪ ˌroʊˈmæntɪk ˈɡɛt.əˌweɪ tu ˈpær.ɪs ˈhoʊ.pɪŋ tu ɪkˈspɪə.ri.əns ðə tʃɑːrm ænd ˈbjuː.ti əv ðə ˈsɪt.i təˈɡeð.ər. Dey plend e rovmentik ɡetıvey tu peris hovping tu ikspiyariıns dı çaarm end byuuti ıv dı siti tıɡedır.
  • She worked as a model in Paris before switching her career to fashion design.
    _
    Ʃi wɝːkt æz eɪ ˈmɑː.dəl ɪn ˈpær.ɪs bɪˈfɔːr ˈswɪtʃ.ɪŋ hɜːr kəˈrɪr tu ˈfæʃ.ən dɪˈzaɪn. Şi vɝkt ez e maadıl in peris bifoor sviçing hörr kırir tu feşın dizayn.
    Moda tasarımına kariyerini değiştirmeden önce Paris'te model olarak çalıştı.
    Ʃi wɝːkt æz eɪ ˈmɑː.dəl ɪn ˈpær.ɪs bɪˈfɔːr ˈswɪtʃ.ɪŋ hɜːr kəˈrɪr tu ˈfæʃ.ən dɪˈzaɪn. Şi vɝkt ez e maadıl in peris bifoor sviçing hörr kırir tu feşın dizayn.
  • They moved rapidly through the airport, trying not to miss their flight to Paris.
    _
    Ðeɪ muːvd ˈræp.ɪd.li ˈθruː ðə ˈeə.pɔːt ˈtraɪ.ɪŋ nɒt tu mɪs ðɛr ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs. Dey muuvd repidli truu dı eyapoot traying not tu mis der flayt tu peris.
    Paris uçuşlarını kaçırmamak için havaalanında hızla hareket ettiler.
    Ðeɪ muːvd ˈræp.ɪd.li ˈθruː ðə ˈeə.pɔːt ˈtraɪ.ɪŋ nɒt tu mɪs ðɛr ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs. Dey muuvd repidli truu dı eyapoot traying not tu mis der flayt tu peris.
  • She worked hard to improve her knowledge of French before her trip to Paris.
    _
    Ʃi wɝːkt hɑːrd tu ɪmˈpruːv hɜːr ˈnɒl.ɪdʒ əv ˈfrɛntʃ bɪˈfɔːr hɜːr trɪp tu ˈpær.ɪs. Şi vɝkt haard tu impruuv hörr nolic ıv frenç bifoor hörr trip tu peris.
    Paris'e gitmeden önce Fransızca bilgisini geliştirmek için çok çalıştı.
    Ʃi wɝːkt hɑːrd tu ɪmˈpruːv hɜːr ˈnɒl.ɪdʒ əv ˈfrɛntʃ bɪˈfɔːr hɜːr trɪp tu ˈpær.ɪs. Şi vɝkt haard tu impruuv hörr nolic ıv frenç bifoor hörr trip tu peris.
  • His inability to speak French caused difficulties during his trip to Paris.
    _
    ˈhɪz ˌɪnəˈbɪl.ɪ.ti tu spiːk ˈfrɛntʃ kɔːzd ˈdɪf.ɪ.kəl.tiz ˈdjʊə.rɪŋ ˈhɪz trɪp tu ˈpær.ɪs. Hiz inıbiliti tu spiik frenç koozd difikıltiz dyuvaring hiz trip tu peris.
    Fransızca konuşamaması, Paris seyahati sırasında zorluklara neden oldu.
    ˈhɪz ˌɪnəˈbɪl.ɪ.ti tu spiːk ˈfrɛntʃ kɔːzd ˈdɪf.ɪ.kəl.tiz ˈdjʊə.rɪŋ ˈhɪz trɪp tu ˈpær.ɪs. Hiz inıbiliti tu spiik frenç koozd difikıltiz dyuvaring hiz trip tu peris.
  • She decided to book a flight to Paris for her summer vacation.
    _
    Ʃi dɪˈsaɪdɪd tu bʊk eɪ ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs fɔːr hɜːr ˈsʌm.ər veɪˈkeɪ.ʃən. Şi disaydid tu buk e flayt tu peris foor hörr samır veykeyşın.
    Yaz tatili için Paris uçuşu rezervasyonu yapmaya karar verdi.
    Ʃi dɪˈsaɪdɪd tu bʊk eɪ ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs fɔːr hɜːr ˈsʌm.ər veɪˈkeɪ.ʃən. Şi disaydid tu buk e flayt tu peris foor hörr samır veykeyşın.
  • She found a cheap flight to Paris for her vacation.
    _
    Ʃi ˈfaʊnd eɪ tʃiːp ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs fɔːr hɜːr veɪˈkeɪ.ʃən. Şi favnd e çiip flayt tu peris foor hörr veykeyşın.
    Paris için tatilinde uygun fiyatlı bir uçuş buldu.
    Ʃi ˈfaʊnd eɪ tʃiːp ˈflaɪt tu ˈpær.ɪs fɔːr hɜːr veɪˈkeɪ.ʃən. Şi favnd e çiip flayt tu peris foor hörr veykeyşın.
  • Traveling to Paris is indeed a dream come true.
    _
    ˈtræv.əl.ɪŋ tu ˈpær.ɪs ɪz ɪnˈdiːd eɪ driːm kʌm truː. Trevıling tu peris iz indiid e driim kam truu.
    Paris'e seyahat gerçekten gerçekleşen bir hayaldi.
    ˈtræv.əl.ɪŋ tu ˈpær.ɪs ɪz ɪnˈdiːd eɪ driːm kʌm truː. Trevıling tu peris iz indiid e driim kam truu.
  • The trip to Paris was a dream come true for her.
    _
    Ðə trɪp tu ˈpær.ɪs wəz eɪ driːm kʌm truː fɔːr hɜːr. Dı trip tu peris vız e driim kam truu foor hörr.
    Paris seyahati onun için gerçekleşen bir hayaldi.
    Ðə trɪp tu ˈpær.ɪs wəz eɪ driːm kʌm truː fɔːr hɜːr. Dı trip tu peris vız e driim kam truu foor hörr.
  • Can you tell me about your trip to Paris?
    _
    Kæn ˈjuː tel miː əˈbaʊt ˈjʊr trɪp tu ˈpær.ɪs. Ken yuu tel mii ıbavt yur trip tu peris.
    Paris seyahatin hakkında bana anlatır mısın?
    Kæn ˈjuː tel miː əˈbaʊt ˈjʊr trɪp tu ˈpær.ɪs. Ken yuu tel mii ıbavt yur trip tu peris.
  • The package came from Paris.
    _
    Ðə ˈpæk.ɪdʒ keɪm ˈfrɒm ˈpær.ɪs. Dı pekic keym from peris.
    Paket Paris'ten geldi.
    Ðə ˈpæk.ɪdʒ keɪm ˈfrɒm ˈpær.ɪs. Dı pekic keym from peris.

Sitemizin sunduğu özellikler

paris kelimesi «peris» (ˈpær.ɪs) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak paris kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

paris ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da paris kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

paris için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

paris şu anlama gelir: Paris; Fransa’nın başkenti. Transliterasyon «peris», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.