"perfectly" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

perfectly, ˈpɜːr.fɪkt.li, pörrfiktli - kusursuzca; ideal olarak; hatasızca

"perfectly" ne demek? "perfectly" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«perfectly» ile örnek cümleler

  • The project was completed perfectly, with every detail accounted for and no errors.
    _
    Ðə ˈprɑː.dʒekt wəz kəmˈpliː.tɪd ˈpɜːr.fɪkt.li wɪð ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl əˈkaʊn.tɪd fɔːr ænd nəʊ ˈɛr.ərz. Dı praacekt vız kımpliitid pörrfiktli vid evri diiteyl ıkavntid foor end nıu erırz.
    Proje mükemmel bir şekilde tamamlandı, her detay göz önünde bulunduruldu ve hata yapılmadı.
    Ðə ˈprɑː.dʒekt wəz kəmˈpliː.tɪd ˈpɜːr.fɪkt.li wɪð ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl əˈkaʊn.tɪd fɔːr ænd nəʊ ˈɛr.ərz. Dı praacekt vız kımpliitid pörrfiktli vid evri diiteyl ıkavntid foor end nıu erırz.
  • The team worked perfectly in sync, achieving results beyond expectations.
    _
    Ðə tiːm wɝːkt ˈpɜːr.fɪkt.li ɪn sɪŋk əˈtʃiːv.ɪŋ ˈriːˈzʌlts bɪˈjɒnd ˌɛk.spɛkˈteɪ.ʃənz. Dı tiim vɝkt pörrfiktli in singk ıçiiving riizalts biyond ekspekteyşınz.
    Takım mükemmel bir uyum içinde çalışarak beklentilerin ötesinde sonuçlar elde etti.
    Ðə tiːm wɝːkt ˈpɜːr.fɪkt.li ɪn sɪŋk əˈtʃiːv.ɪŋ ˈriːˈzʌlts bɪˈjɒnd ˌɛk.spɛkˈteɪ.ʃənz. Dı tiim vɝkt pörrfiktli in singk ıçiiving riizalts biyond ekspekteyşınz.
  • They timed the event perfectly, starting right on schedule.
    _
    Ðeɪ taɪmd ðə ɪˈvɛnt ˈpɜːr.fɪkt.li ˈstɑːr.tɪŋ raɪt ɒn ˈskedʒ.uːl. Dey taymd dı ivent pörrfiktli staarting rayt on skecuul.
    Etkkinliği mükemmel şekilde zamanladılar ve tam zamanında başladılar.
    Ðeɪ taɪmd ðə ɪˈvɛnt ˈpɜːr.fɪkt.li ˈstɑːr.tɪŋ raɪt ɒn ˈskedʒ.uːl. Dey taymd dı ivent pörrfiktli staarting rayt on skecuul.
  • His explanation of the problem was perfectly clear and easy to understand.
    _
    ˈhɪz ˌɛk.spləˈ.neɪ.ʃən əv ðə ˈprɑːb.ləm wəz ˈpɜːr.fɪkt.li klɪər ænd ˈiː.zi tu ˌʌn.dərˈstænd. Hiz eksplıneyşın ıv dı praablım vız pörrfiktli kliyar end iizi tu andırstend.
    Sorunun açıklaması tamamen net ve anlaşılırdı.
    ˈhɪz ˌɛk.spləˈ.neɪ.ʃən əv ðə ˈprɑːb.ləm wəz ˈpɜːr.fɪkt.li klɪər ænd ˈiː.zi tu ˌʌn.dərˈstænd. Hiz eksplıneyşın ıv dı praablım vız pörrfiktli kliyar end iizi tu andırstend.
  • The meeting went perfectly, and all the issues were resolved.
    _
    Ðə ˈmiː.tɪŋ ˈwent ˈpɜːr.fɪkt.li ænd ɔːl ðə ˈɪʃ.uːz ˈwɜːr ˈriːˈzɑːlvd. Dı miiting vent pörrfiktli end ool dı işuuz vörr riizaalvd.
    Toplantı mükemmel geçti ve tüm sorunlar çözüldü.
    Ðə ˈmiː.tɪŋ ˈwent ˈpɜːr.fɪkt.li ænd ɔːl ðə ˈɪʃ.uːz ˈwɜːr ˈriːˈzɑːlvd. Dı miiting vent pörrfiktli end ool dı işuuz vörr riizaalvd.
  • The cake turned out perfectly, it was so delicious.
    _
    Ðə keɪk tɜːrnd ɑːt ˈpɜːr.fɪkt.li ɪt wəz soʊ dɪˈlɪʃ.əs. Dı keyk törrnd aat pörrfiktli it vız sov dilişıs.
    Pasta mükemmel oldu, çok lezzetliydi.
    Ðə keɪk tɜːrnd ɑːt ˈpɜːr.fɪkt.li ɪt wəz soʊ dɪˈlɪʃ.əs. Dı keyk törrnd aat pörrfiktli it vız sov dilişıs.
  • She sings perfectly in tune.
    _
    Ʃi ˈsɪŋz ˈpɜːr.fɪkt.li ɪn tjuːn. Şi singz pörrfiktli in tyuun.
    Mükemmel bir şekilde şarkı söylüyor.
    Ʃi ˈsɪŋz ˈpɜːr.fɪkt.li ɪn tjuːn. Şi singz pörrfiktli in tyuun.
  • The dress fits me perfectly.
    _
    Ðə drɛs ˈfɪts miː ˈpɜːr.fɪkt.li. Dı dres fits mii pörrfiktli.
    Elbise bana mükemmel oturdu.
    Ðə drɛs ˈfɪts miː ˈpɜːr.fɪkt.li. Dı dres fits mii pörrfiktli.

Sitemizin sunduğu özellikler

perfectly kelimesinin telaffuzu: transkripsiyon ˈpɜːr.fɪkt.li, Türkçede yaklaşık olarak «pörrfiktli» şeklinde okunur. perfectly kelimesini iki ses varyantında dinleyin ve farkı karşılaştırın — oynat düğmesi her kartta bulunur.

perfectly konuşmada nasıl kullanılır? Bu sayfada perfectly içeren gerçek İngilizce cümleler çeviri ve transkripsiyonuyla birlikte yer alıyor — okuyun ve dinleyin.

perfectly ile kulak egzersizi: otomatik oynatmayı açın, cümleler arka arkaya çalacaktır. İki sesten birini seçin ve tekrar sayısını kendi hızınıza göre ayarlayın.

Çevrimdışı çalışmak için perfectly sesini MP3 formatında indirin. perfectly ile yaygın eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri inceleyin — kelimeleri bağlam içinde öğrenmek onları çok daha hızlı akılda tutar.