- It’s interesting how certain places can hold so many memories, and how returning to them can bring a flood of emotions._Ɪts ˈɪn.tər.ə.stɪŋ haʊ ˈsɜːr.tən pleɪsɪz kæn ˈhoʊld soʊ ˈmen.i ˈmem.ər.iz ænd haʊ rɪˈtɜːr.nɪŋ tu ðɛm kæn brɪŋ eɪ ˈflʌd əv ɪˈməʊ.ʃənz. Its intırısting hav sörrtın pleysiz ken hovld sov meni memıriz end hav ritörrning tu dem ken bring e flad ıv imıuşınz.Bazı yerlerin bu kadar çok anıyı nasıl barındırabildiği ve onlara geri dönmenin nasıl bir duygu seline neden olabileceği ilginçtir.Ɪts ˈɪn.tər.ə.stɪŋ haʊ ˈsɜːr.tən pleɪsɪz kæn ˈhoʊld soʊ ˈmen.i ˈmem.ər.iz ænd haʊ rɪˈtɜːr.nɪŋ tu ðɛm kæn brɪŋ eɪ ˈflʌd əv ɪˈməʊ.ʃənz. Its intırısting hav sörrtın pleysiz ken hovld sov meni memıriz end hav ritörrning tu dem ken bring e flad ıv imıuşınz.
"place" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler
"place" ne demek? "place" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.
«place» ile örnek cümleler
- It took me years to find a place where I truly felt at home, but now I can’t imagine living anywhere else._Ɪt tʊk miː ˈjɪrz tu faɪnd eɪ pleɪs ˈwer ˈaɪ ˈtruː.li felt æt ˈhoʊm bʌt naʊ ˈaɪ kænt ɪˈmædʒ.ɪn ˈlɪv.ɪŋ ˈɛniˌwɛr ɛls. It tuk mii yirz tu faynd e pleys ver ay truuli felt et hovm bat nav ay kent imecin living eniver els.Evde gerçekten kendimi hissettiğim bir yer bulmam yıllar aldı, ancak şimdi başka bir yerde yaşamayı hayal bile edemem.Ɪt tʊk miː ˈjɪrz tu faɪnd eɪ pleɪs ˈwer ˈaɪ ˈtruː.li felt æt ˈhoʊm bʌt naʊ ˈaɪ kænt ɪˈmædʒ.ɪn ˈlɪv.ɪŋ ˈɛniˌwɛr ɛls. It tuk mii yirz tu faynd e pleys ver ay truuli felt et hovm bat nav ay kent imecin living eniver els.
- The place you’re in right now, both physically and mentally, shapes how you view the world around you._Ðə pleɪs ˈjʊr ɪn raɪt naʊ boʊθ ˈfɪz.ɪ.kəl.i ænd ˈmen.təl.i ʃeɪps haʊ ˈjuː ˈvjuː ðə wɝːld əˈraʊnd ˈjuː. Dı pleys yur in rayt nav bovt fizikıli end mentıli şeyps hav yuu vyuu dı vɝld ıravnd yuu.Şu anda bulunduğunuz yer, hem fiziksel hem de zihinsel olarak çevrenizdeki dünyayı görme şeklinizi şekillendirir.Ðə pleɪs ˈjʊr ɪn raɪt naʊ boʊθ ˈfɪz.ɪ.kəl.i ænd ˈmen.təl.i ʃeɪps haʊ ˈjuː ˈvjuː ðə wɝːld əˈraʊnd ˈjuː. Dı pleys yur in rayt nav bovt fizikıli end mentıli şeyps hav yuu vyuu dı vɝld ıravnd yuu.
- The place we went to for vacation was beautiful, with stunning views and peaceful surroundings._Ðə pleɪs wiː ˈwent tu fɔːr veɪˈkeɪ.ʃən wəz ˈbjuː.tɪ.fəl wɪð ˈstʌn.ɪŋ ˈvjuːz ænd ˈpiːs.fəl ˈsəˈraʊn.dɪŋz. Dı pleys vii vent tu foor veykeyşın vız byuutifıl vid staning vyuuz end piisfıl sıravndingz.Tatil için gittiğimiz yer, nefes kesen manzaralar ve huzurlu bir ortam ile güzeldi.Ðə pleɪs wiː ˈwent tu fɔːr veɪˈkeɪ.ʃən wəz ˈbjuː.tɪ.fəl wɪð ˈstʌn.ɪŋ ˈvjuːz ænd ˈpiːs.fəl ˈsəˈraʊn.dɪŋz. Dı pleys vii vent tu foor veykeyşın vız byuutifıl vid staning vyuuz end piisfıl sıravndingz.
- Can you show me the place where you grew up?_Kæn ˈjuː ʃəʊ miː ðə pleɪs ˈwer ˈjuː ɡruː ʌp. Ken yuu şıu mii dı pleys ver yuu ɡruu ap.Büyüdüğünüz yeri bana gösterebilir misiniz?Kæn ˈjuː ʃəʊ miː ðə pleɪs ˈwer ˈjuː ɡruː ʌp. Ken yuu şıu mii dı pleys ver yuu ɡruu ap.
- The restaurant is a nice place for dinner._Ðə ˈres.tə.rɑːnt ɪz eɪ naɪs pleɪs fɔːr ˈdɪn.ər. Dı restıraant iz e nays pleys foor dinır.Restoran, akşam yemeği için güzel bir yer.Ðə ˈres.tə.rɑːnt ɪz eɪ naɪs pleɪs fɔːr ˈdɪn.ər. Dı restıraant iz e nays pleys foor dinır.
- The store is a great place to buy gifts._Ðə ˈstɔːr ɪz eɪ ɡreɪt pleɪs tu baɪ ɡɪfts. Dı stoor iz e ɡreyt pleys tu bay ɡifts.Dükkan, hediye almak için harika bir yer.Ðə ˈstɔːr ɪz eɪ ɡreɪt pleɪs tu baɪ ɡɪfts. Dı stoor iz e ɡreyt pleys tu bay ɡifts.
- This place is very quiet and peaceful._ˈðɪs pleɪs ɪz ˈver.i ˈkwaɪ.ət ænd ˈpiːs.fəl. Dis pleys iz veri kvayıt end piisfıl.Burası çok sessiz ve huzurlu bir yer.ˈðɪs pleɪs ɪz ˈver.i ˈkwaɪ.ət ænd ˈpiːs.fəl. Dis pleys iz veri kvayıt end piisfıl.
- I have a nice place to live._ˈaɪ hæv eɪ naɪs pleɪs tu lɪv. Ay hev e nays pleys tu liv.Yaşamak için güzel bir yerim var.ˈaɪ hæv eɪ naɪs pleɪs tu lɪv. Ay hev e nays pleys tu liv.
- We go to a good place._Wiː ɡoʊ tu eɪ ɡʊd pleɪs. Vii ɡov tu e ɡud pleys.İyi bir yere gidiyoruz.Wiː ɡoʊ tu eɪ ɡʊd pleɪs. Vii ɡov tu e ɡud pleys.
- This is my place._ˈðɪs ɪz maɪ pleɪs. Dis iz may pleys.Burası benim yerim.ˈðɪs ɪz maɪ pleɪs. Dis iz may pleys.
- She is in her place._Ʃi ɪz ɪn hɜːr pleɪs. Şi iz in hörr pleys.O kendi yerinde.Ʃi ɪz ɪn hɜːr pleɪs. Şi iz in hörr pleys.
Sitemizin sunduğu özellikler
place kelimesi «pleys» (pleɪs) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak place kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.
place ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da place kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.
place için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.
place şu anlama gelir: yer; pozisyon; alan. Transliterasyon «pleys», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.