"take" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

take, teɪk, teyk - almak; kabul etmek; ele geçirmek

"take" ne demek? "take" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«take» ile örnek cümleler

  • You should take every opportunity to learn something new, especially when it challenges your usual way of thinking.
    _
    ˈjuː ʃʊd teɪk ˈɛv.ri ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti tu lɜːrn ˈsʌm.θɪŋ njuː ɪˈspɛʃ.əl.i ˈwen ɪt ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ˈjʊr ˈjuː.ʒu.əl weɪ əv ˈθɪŋ.kɪŋ. Yuu şud teyk evri opırtuunıti tu lörrn samting nyuu ispeşıli ven it çelinciz yur yuujuıl vey ıv tingking.
    Yeni bir şey öğrenme fırsatını her zaman değerlendirmelisin, özellikle de bu senin alışılmış düşünce tarzına meydan okuyorsa.
    ˈjuː ʃʊd teɪk ˈɛv.ri ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti tu lɜːrn ˈsʌm.θɪŋ njuː ɪˈspɛʃ.əl.i ˈwen ɪt ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ˈjʊr ˈjuː.ʒu.əl weɪ əv ˈθɪŋ.kɪŋ. Yuu şud teyk evri opırtuunıti tu lörrn samting nyuu ispeşıli ven it çelinciz yur yuujuıl vey ıv tingking.
  • She decided to take matters into her own hands, organizing the event herself, which turned out to be a huge success.
    _
    Ʃi dɪˈsaɪdɪd tu teɪk ˈmæt.ərz ˈɪn.tu hɜːr oʊn hændz ˈɔːr.ɡə.naɪ.zɪŋ ðə ɪˈvɛnt ˌhɜːrˈself ˈwɪtʃ tɜːrnd ɑːt tu bi eɪ hjuːdʒ səkˈsɛs. Şi disaydid tu teyk metırz intu hörr ovn hendz oorɡınayzing dı ivent hörrself viç törrnd aat tu bi e hyuuc sıkses.
    O işi kendi ellerine almaya karar verdi ve etkinliği kendi organize etti, bu da büyük bir başarı oldu.
    Ʃi dɪˈsaɪdɪd tu teɪk ˈmæt.ərz ˈɪn.tu hɜːr oʊn hændz ˈɔːr.ɡə.naɪ.zɪŋ ðə ɪˈvɛnt ˌhɜːrˈself ˈwɪtʃ tɜːrnd ɑːt tu bi eɪ hjuːdʒ səkˈsɛs. Şi disaydid tu teyk metırz intu hörr ovn hendz oorɡınayzing dı ivent hörrself viç törrnd aat tu bi e hyuuc sıkses.
  • It took me a few days to take all the necessary steps for the project, but I was confident about the results.
    _
    Ɪt tʊk miː eɪ fjuː deɪz tu teɪk ɔːl ðə ˈnes.ə.ser.i ˈsteps fɔːr ðə ˈprɑː.dʒekt bʌt ˈaɪ wəz ˈkɒn.fɪ.dənt əˈbaʊt ðə ˈriːˈzʌlts. It tuk mii e fyuu deyz tu teyk ool dı nesıseri steps foor dı praacekt bat ay vız konfidınt ıbavt dı riizalts.
    Proje için gerekli tüm adımları atmak birkaç günümü aldı, ama sonuçlar konusunda kendime güveniyordum.
    Ɪt tʊk miː eɪ fjuː deɪz tu teɪk ɔːl ðə ˈnes.ə.ser.i ˈsteps fɔːr ðə ˈprɑː.dʒekt bʌt ˈaɪ wəz ˈkɒn.fɪ.dənt əˈbaʊt ðə ˈriːˈzʌlts. It tuk mii e fyuu deyz tu teyk ool dı nesıseri steps foor dı praacekt bat ay vız konfidınt ıbavt dı riizalts.
  • He decided to take a risk and travel to a foreign country to pursue his dream of becoming a photographer.
    _
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu teɪk eɪ rɪsk ænd ˈtræv.əl tu eɪ ˈfɔːr.ɪn ˈkʌn.tri tu ˈpɝːˈsuː ˈhɪz driːm əv bɪˈkʌm.ɪŋ eɪ ˌfəˈtɑː.ɡrə.fər. Hii disaydid tu teyk e risk end trevıl tu e foorin kantri tu pɝsuu hiz driim ıv bikaming e fıtaaɡrıfır.
    Risk alıp fotoğrafçı olma hayalini gerçekleştirmek için yabancı bir ülkeye seyahat etmeye karar verdi.
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu teɪk eɪ rɪsk ænd ˈtræv.əl tu eɪ ˈfɔːr.ɪn ˈkʌn.tri tu ˈpɝːˈsuː ˈhɪz driːm əv bɪˈkʌm.ɪŋ eɪ ˌfəˈtɑː.ɡrə.fər. Hii disaydid tu teyk e risk end trevıl tu e foorin kantri tu pɝsuu hiz driim ıv bikaming e fıtaaɡrıfır.
  • We will take a break after finishing this task.
    _
    Wiː wɪl teɪk eɪ breɪk ˈɑːf.tər ˈfɪn.ɪ.ʃɪŋ ˈðɪs tæsk. Vii vil teyk e breyk aaftır finişing dis tesk.
    Bu görevi bitirdikten sonra bir mola vereceğiz.
    Wiː wɪl teɪk eɪ breɪk ˈɑːf.tər ˈfɪn.ɪ.ʃɪŋ ˈðɪs tæsk. Vii vil teyk e breyk aaftır finişing dis tesk.
  • I will take a picture of the sunset.
    _
    ˈaɪ wɪl teɪk eɪ ˈpɪk.tʃər əv ðə ˈsʌn.set. Ay vil teyk e pikçır ıv dı sanset.
    Gün batımının bir fotoğrafını çekeceğim.
    ˈaɪ wɪl teɪk eɪ ˈpɪk.tʃər əv ðə ˈsʌn.set. Ay vil teyk e pikçır ıv dı sanset.
  • Can you take my book to the library?
    _
    Kæn ˈjuː teɪk maɪ bʊk tu ðə ˈlaɪ.brer.i. Ken yuu teyk may buk tu dı laybreri.
    Kitabımı kütüphaneye götürebilir misin?
    Kæn ˈjuː teɪk maɪ bʊk tu ðə ˈlaɪ.brer.i. Ken yuu teyk may buk tu dı laybreri.
  • They took a taxi to the airport.
    _
    Ðeɪ tʊk eɪ ˈtæk.si tu ðə ˈeə.pɔːt. Dey tuk e teksi tu dı eyapoot.
    Havaalanına taksiyle gittiler.
    Ðeɪ tʊk eɪ ˈtæk.si tu ðə ˈeə.pɔːt. Dey tuk e teksi tu dı eyapoot.
  • He takes a nap every afternoon.
    _
    Hiː teɪks eɪ næp ˈɛv.ri ˌɑːf.təˈnuːn. Hii teyks e nep evri aaftınuun.
    Her öğleden sonra kestirir.
    Hiː teɪks eɪ næp ˈɛv.ri ˌɑːf.təˈnuːn. Hii teyks e nep evri aaftınuun.
  • We take a walk in the park.
    _
    Wiː teɪk eɪ wɔːk ɪn ðə pɑːrk. Vii teyk e vook in dı paark.
    Parkta yürüyüş yapıyoruz.
    Wiː teɪk eɪ wɔːk ɪn ðə pɑːrk. Vii teyk e vook in dı paark.
  • I take the bus to school.
    _
    ˈaɪ teɪk ðə bʌs tu skuːl. Ay teyk dı bas tu skuul.
    Okula otobüsle gidiyorum.
    ˈaɪ teɪk ðə bʌs tu skuːl. Ay teyk dı bas tu skuul.
  • She takes the book.
    _
    Ʃi teɪks ðə bʊk. Şi teyks dı buk.
    O kitabı alıyor.
    Ʃi teɪks ðə bʊk. Şi teyks dı buk.

Sitemizin sunduğu özellikler

take kelimesi «teyk» (teɪk) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak take kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

take ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da take kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

take için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

take şu anlama gelir: almak; kabul etmek; ele geçirmek. Transliterasyon «teyk», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.