"than" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

than, ðæn, den - birazdan; daha fazla; -

"than" ne demek? "than" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«than» ile örnek cümleler

  • The situation became more complicated than anticipated, but they were determined to find a solution regardless.
    _
    Ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən bɪˈkeɪm mɔːr ˈkɒm.plɪ.keɪ.tɪd ðæn ænˈtɪs.ɪ.peɪ.tɪd bʌt ðeɪ ˈwɜːr dɪˈtɜː.mɪnd tu faɪnd eɪ səˈluː.ʃən ˈriːˈɡɑːrd.ləs. Dı siçueyşın bikeym moor komplikeytid den entisipeytid bat dey vörr ditörmind tu faynd e sıluuşın riiɡaardlıs.
    Durum beklenenden daha karmaşık hale geldi, ancak yine de bir çözüm bulmaya kararlıydılar.
    Ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən bɪˈkeɪm mɔːr ˈkɒm.plɪ.keɪ.tɪd ðæn ænˈtɪs.ɪ.peɪ.tɪd bʌt ðeɪ ˈwɜːr dɪˈtɜː.mɪnd tu faɪnd eɪ səˈluː.ʃən ˈriːˈɡɑːrd.ləs. Dı siçueyşın bikeym moor komplikeytid den entisipeytid bat dey vörr ditörmind tu faynd e sıluuşın riiɡaardlıs.
  • In many ways, the future is more uncertain than ever, but it’s also filled with new opportunities.
    _
    Ɪn ˈmen.i weɪz ðə ˈfjuː.tʃər ɪz mɔːr ʌnˈsɜːr.tən ðæn ˈɛ.vər bʌt ɪts ˈɔːl.soʊ fɪld wɪð njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz. In meni veyz dı fyuuçır iz moor ansörrtın den evır bat its oolsov fild vid nyuu opırtuunıtiz.
    Çok yönlü olarak, gelecek her zamankinden daha belirsiz, ancak aynı zamanda yeni fırsatlarla dolu.
    Ɪn ˈmen.i weɪz ðə ˈfjuː.tʃər ɪz mɔːr ʌnˈsɜːr.tən ðæn ˈɛ.vər bʌt ɪts ˈɔːl.soʊ fɪld wɪð njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz. In meni veyz dı fyuuçır iz moor ansörrtın den evır bat its oolsov fild vid nyuu opırtuunıtiz.
  • She feels more comfortable in the city than in the countryside, though both have their charm.
    _
    Ʃi filz mɔːr ˈkʌmfətəbl ɪn ðə ˈsɪt.i ðæn ɪn ðə ˈkʌn.tri.saɪd ˈðoʊ boʊθ hæv ðɛr tʃɑːrm. Şi filz moor kamfıtıbl in dı siti den in dı kantrisayd dov bovt hev der çaarm.
    Kırsalda olduğundan şehirde kendini daha rahat hissediyor, ancak her ikisinin de kendi cazibesi var.
    Ʃi filz mɔːr ˈkʌmfətəbl ɪn ðə ˈsɪt.i ðæn ɪn ðə ˈkʌn.tri.saɪd ˈðoʊ boʊθ hæv ðɛr tʃɑːrm. Şi filz moor kamfıtıbl in dı siti den in dı kantrisayd dov bovt hev der çaarm.
  • It’s more challenging than I thought, but it’s also rewarding to push through.
    _
    Ɪts mɔːr ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ ðæn ˈaɪ ˈθɔːt bʌt ɪts ˈɔːl.soʊ rɪˈwɔːrdɪŋ tu ˈpʊʃ ˈθruː. Its moor çelincing den ay toot bat its oolsov rivoording tu puş truu.
    Düşündüğümden daha zor, ancak zorlukların üstesinden gelmek de ödüllendirici.
    Ɪts mɔːr ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ ðæn ˈaɪ ˈθɔːt bʌt ɪts ˈɔːl.soʊ rɪˈwɔːrdɪŋ tu ˈpʊʃ ˈθruː. Its moor çelincing den ay toot bat its oolsov rivoording tu puş truu.
  • I think this movie is better than the last one we watched.
    _
    ˈaɪ θɪŋk ˈðɪs ˈmuː.vi ɪz ˈbɛtər ðæn ðə læst wʌn wiː wɒtʃt. Ay tingk dis muuvi iz betır den dı lest van vii voçt.
    Bu filmin izlediğimiz son filmden daha iyi olduğunu düşünüyorum.
    ˈaɪ θɪŋk ˈðɪs ˈmuː.vi ɪz ˈbɛtər ðæn ðə læst wʌn wiː wɒtʃt. Ay tingk dis muuvi iz betır den dı lest van vii voçt.
  • I would rather stay home than go out tonight.
    _
    ˈaɪ wʊd ˈræð.ər ˈsteɪ ˈhoʊm ðæn ɡoʊ ɑːt təˈnaɪt. Ay vud redır stey hovm den ɡov aat tınayt.
    Bu gece dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.
    ˈaɪ wʊd ˈræð.ər ˈsteɪ ˈhoʊm ðæn ɡoʊ ɑːt təˈnaɪt. Ay vud redır stey hovm den ɡov aat tınayt.
  • He runs faster than anyone I know.
    _
    Hiː rʌnz ˈfæs.tər ðæn ˈɛniˌwʌn ˈaɪ noʊ. Hii ranz festır den enivan ay nov.
    Tanıdığım herkesten daha hızlı koşuyor.
    Hiː rʌnz ˈfæs.tər ðæn ˈɛniˌwʌn ˈaɪ noʊ. Hii ranz festır den enivan ay nov.
  • This book is better than that one.
    _
    ˈðɪs bʊk ɪz ˈbɛtər ðæn ðæt wʌn. Dis buk iz betır den det van.
    Bu kitap şu kitaptan daha iyi.
    ˈðɪs bʊk ɪz ˈbɛtər ðæn ðæt wʌn. Dis buk iz betır den det van.
  • It’s colder today than it was yesterday.
    _
    Ɪts ˈkoʊld.ər təˈdeɪ ðæn ɪt wəz ˈjestərdeɪ. Its kovldır tıdey den it vız yestırdey.
    Bugün dünden daha soğuk.
    Ɪts ˈkoʊld.ər təˈdeɪ ðæn ɪt wəz ˈjestərdeɪ. Its kovldır tıdey den it vız yestırdey.
  • I like apples more than bananas.
    _
    ˈaɪ laɪk ˈæp.əlz mɔːr ðæn bəˈnæn.əz. Ay layk epılz moor den bınenız.
    Muzdan çok elmayı severim.
    ˈaɪ laɪk ˈæp.əlz mɔːr ðæn bəˈnæn.əz. Ay layk epılz moor den bınenız.
  • She is smarter than him.
    _
    Ʃi ɪz ˈsmɑːr.tər ðæn ˈhɪm. Şi iz smaartır den him.
    O ondan daha zeki.
    Ʃi ɪz ˈsmɑːr.tər ðæn ˈhɪm. Şi iz smaartır den him.
  • He is taller than me.
    _
    Hiː ɪz ˈtɔː.lər ðæn miː. Hii iz toolır den mii.
    O benden daha uzun.
    Hiː ɪz ˈtɔː.lər ðæn miː. Hii iz toolır den mii.

Sitemizin sunduğu özellikler

than kelimesi «den» (ðæn) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak than kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

than ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da than kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

than için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

than şu anlama gelir: birazdan; daha fazla; -. Transliterasyon «den», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.