"thin" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

thin, θɪn, tin - ince; zayıf; seyrek

"thin" ne demek? "thin" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«thin» ile örnek cümleler

  • The thin line between success and failure often depends on the smallest of decisions, shaping one’s future forever.
    _
    Ðə θɪn laɪn bɪˈtwiːn səkˈsɛs ænd ˈfeɪ.ljər ˈɒf.ən dɪˈpɛnd.z ɒn ðə ˈsmɔː.lɪst əv dɪˈsɪʒənz ˈʃeɪ.pɪŋ wʌnz ˈfjuː.tʃər fəˈrɛv.ər. Dı tin layn bitviin sıkses end feylyır ofın dipendz on dı smoolist ıv disijınz şeyping vanz fyuuçır fırevır.
    Başarı ve başarısızlık arasındaki ince çizgi, genellikle en küçük kararlarla şekillenerek birinin geleceğini sonsuza dek belirler.
    Ðə θɪn laɪn bɪˈtwiːn səkˈsɛs ænd ˈfeɪ.ljər ˈɒf.ən dɪˈpɛnd.z ɒn ðə ˈsmɔː.lɪst əv dɪˈsɪʒənz ˈʃeɪ.pɪŋ wʌnz ˈfjuː.tʃər fəˈrɛv.ər. Dı tin layn bitviin sıkses end feylyır ofın dipendz on dı smoolist ıv disijınz şeyping vanz fyuuçır fırevır.
  • The thin threads of fate wove through each of their lives, leading them to unexpected outcomes.
    _
    Ðə θɪn ˈθredz əv ˈfeɪt wəʊv ˈθruː iːtʃ əv ðɛr laɪvz ˈliː.dɪŋ ðɛm tu ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈaʊt.kʌmz. Dı tin tredz ıv feyt vıuv truu iiç ıv der layvz liiding dem tu anikspektid avtkamz.
    Kaderin ince iplikleri hayatlarının içinden geçerek onları beklenmedik sonuçlara yönlendirdi.
    Ðə θɪn ˈθredz əv ˈfeɪt wəʊv ˈθruː iːtʃ əv ðɛr laɪvz ˈliː.dɪŋ ðɛm tu ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈaʊt.kʌmz. Dı tin tredz ıv feyt vıuv truu iiç ıv der layvz liiding dem tu anikspektid avtkamz.
  • The walls of the house are too thin, making it difficult to keep warm.
    _
    Ðə wɔːlz əv ðə haʊs ɑːr tuː θɪn ˈmeɪ.kɪŋ ɪt ˈdɪ.fɪ.kəlt tu kiːp wɔːrm. Dı voolz ıv dı havs aar tuu tin meyking it difikılt tu kiip voorm.
    Evin duvarları çok ince, bu da sıcak kalmayı zorlaştırıyor.
    Ðə wɔːlz əv ðə haʊs ɑːr tuː θɪn ˈmeɪ.kɪŋ ɪt ˈdɪ.fɪ.kəlt tu kiːp wɔːrm. Dı voolz ıv dı havs aar tuu tin meyking it difikılt tu kiip voorm.
  • His explanation seemed thin, lacking any real evidence.
    _
    ˈhɪz ˌɛk.spləˈ.neɪ.ʃən siːmd θɪn ˈlæk.ɪŋ ˈɛni ˈriːl ˈɛ.vɪ.dəns. Hiz eksplıneyşın siimd tin leking eni riil evidıns.
    Açıklaması zayıf görünüyordu, gerçek bir kanıt yoktu.
    ˈhɪz ˌɛk.spləˈ.neɪ.ʃən siːmd θɪn ˈlæk.ɪŋ ˈɛni ˈriːl ˈɛ.vɪ.dəns. Hiz eksplıneyşın siimd tin leking eni riil evidıns.
  • The thin layer of snow covered the ground overnight.
    _
    Ðə θɪn ˈleɪ.ər əv snoʊ ˈkʌv.ərd ðə ɡraʊnd ˌəʊ.vərˈnaɪt. Dı tin leyır ıv snov kavırd dı ɡravnd ıuvırnayt.
    İnce bir kar tabakası gece boyunca zemini kapladı.
    Ðə θɪn ˈleɪ.ər əv snoʊ ˈkʌv.ərd ðə ɡraʊnd ˌəʊ.vərˈnaɪt. Dı tin leyır ıv snov kavırd dı ɡravnd ıuvırnayt.
  • The ice was too thin to walk on.
    _
    Ðə ˈaɪs wəz tuː θɪn tu wɔːk ɒn. Dı ays vız tuu tin tu vook on.
    Buz, üzerinde yürümek için çok inceydi.
    Ðə ˈaɪs wəz tuː θɪn tu wɔːk ɒn. Dı ays vız tuu tin tu vook on.
  • This book has very thin pages.
    _
    ˈðɪs bʊk hæz ˈver.i θɪn peɪdʒɪz. Dis buk hez veri tin peyciz.
    Bu kitabın çok ince sayfaları var.
    ˈðɪs bʊk hæz ˈver.i θɪn peɪdʒɪz. Dis buk hez veri tin peyciz.
  • She has thin hair.
    _
    Ʃi hæz θɪn heər. Şi hez tin heyar.
    Onun ince saçları var.
    Ʃi hæz θɪn heər. Şi hez tin heyar.

Sitemizin sunduğu özellikler

thin kelimesi «tin» (θɪn) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak thin kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

thin ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da thin kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

thin için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

thin şu anlama gelir: ince; zayıf; seyrek. Transliterasyon «tin», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.