- Environmental trouble caused by industrial pollution has long-lasting effects on wildlife._Ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈtrʌb.əl kɔːzd baɪ ɪnˈdʌs.tri.əl ˌpəˈluː.ʃən hæz ˌlɒŋˈlæs.tɪŋ ɪˈfɛkts ɒn ˈwaɪld.laɪf. Invayrınmentl̩ trabıl koozd bay indastriıl pıluuşın hez longlesting ifekts on vayldlayf.Sanayi kirliliğinin neden olduğu çevre sorunları, yaban hayatı üzerinde uzun süreli etkilere sahiptir.Ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈtrʌb.əl kɔːzd baɪ ɪnˈdʌs.tri.əl ˌpəˈluː.ʃən hæz ˌlɒŋˈlæs.tɪŋ ɪˈfɛkts ɒn ˈwaɪld.laɪf. Invayrınmentl̩ trabıl koozd bay indastriıl pıluuşın hez longlesting ifekts on vayldlayf.
"trouble" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler
"trouble" ne demek? "trouble" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.
«trouble» ile örnek cümleler
- The country is facing trouble due to political instability, which has affected the economy._Ðə ˈkʌn.tri ɪz ˈfeɪ.sɪŋ ˈtrʌb.əl djuː tu ˌpəˈlɪt.ɪ.kəl ˌɪn.stəˈbɪl.ɪ.ti ˈwɪtʃ hæz əˈfɛk.tɪd ðə ɪˈkɒn.ə.mi. Dı kantri iz feysing trabıl dyuu tu pılitikıl instıbiliti viç hez ıfektid dı ikonımi.Ülke, ekonomiyi etkileyen siyasi istikrarsızlık nedeniyle zorluklarla karşı karşıya.Ðə ˈkʌn.tri ɪz ˈfeɪ.sɪŋ ˈtrʌb.əl djuː tu ˌpəˈlɪt.ɪ.kəl ˌɪn.stəˈbɪl.ɪ.ti ˈwɪtʃ hæz əˈfɛk.tɪd ðə ɪˈkɒn.ə.mi. Dı kantri iz feysing trabıl dyuu tu pılitikıl instıbiliti viç hez ıfektid dı ikonımi.
- The car broke down, so we’re having trouble getting to the meeting on time._Ðə kɑːr broʊk daʊn soʊ wɪər ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈɡɛt.ɪŋ tu ðə ˈmiː.tɪŋ ɒn taɪm. Dı kaar brovk davn sov viyar heving trabıl ɡeting tu dı miiting on taym.Araba bozuldu, bu yüzden toplantıya zamanında gitmekte zorluk çekiyoruz.Ðə kɑːr broʊk daʊn soʊ wɪər ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈɡɛt.ɪŋ tu ðə ˈmiː.tɪŋ ɒn taɪm. Dı kaar brovk davn sov viyar heving trabıl ɡeting tu dı miiting on taym.
- I’ve been having trouble sleeping lately because of stress._Aɪv bɪn ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈsliː.pɪŋ ˈleɪt.li bɪˈkɒz əv stres. Ayv bin heving trabıl sliiping leytli bikoz ıv stres.Son zamanlarda stres yüzünden uyumakta zorluk çekiyorum.Aɪv bɪn ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈsliː.pɪŋ ˈleɪt.li bɪˈkɒz əv stres. Ayv bin heving trabıl sliiping leytli bikoz ıv stres.
- He is in trouble because he didn’t listen to his parents._Hiː ɪz ɪn ˈtrʌb.əl bɪˈkɒz hiː ˈdɪd.nt ˈlɪs.ən tu ˈhɪz ˈper.ənts. Hii iz in trabıl bikoz hii didnt lisın tu hiz perınts.Başını belaya soktu çünkü ebeveynlerini dinlemedi.Hiː ɪz ɪn ˈtrʌb.əl bɪˈkɒz hiː ˈdɪd.nt ˈlɪs.ən tu ˈhɪz ˈper.ənts. Hii iz in trabıl bikoz hii didnt lisın tu hiz perınts.
- They had trouble solving the puzzle without help._Ðeɪ hæd ˈtrʌb.əl ˈsɒlv.ɪŋ ðə ˈpʌz.əl wɪˈðaʊt help. Dey hed trabıl solving dı pazıl vidavt help.Yardım almadan bulmacayı çözmekte zorlandılar.Ðeɪ hæd ˈtrʌb.əl ˈsɒlv.ɪŋ ðə ˈpʌz.əl wɪˈðaʊt help. Dey hed trabıl solving dı pazıl vidavt help.
- I had trouble with my homework last night._ˈaɪ hæd ˈtrʌb.əl wɪð maɪ ˈhoʊm.wɜːrk læst naɪt. Ay hed trabıl vid may hovmvörrk lest nayt.Dün gece ödevimde zorluk çektim.ˈaɪ hæd ˈtrʌb.əl wɪð maɪ ˈhoʊm.wɜːrk læst naɪt. Ay hed trabıl vid may hovmvörrk lest nayt.
- She is having trouble finding her keys._Ʃi ɪz ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈfaɪn.dɪŋ hɜːr kiːz. Şi iz heving trabıl faynding hörr kiiz.Anahtarlarını bulmakta zorlanıyor.Ʃi ɪz ˈhæv.ɪŋ ˈtrʌb.əl ˈfaɪn.dɪŋ hɜːr kiːz. Şi iz heving trabıl faynding hörr kiiz.
Sitemizin sunduğu özellikler
trouble kelimesi «trabıl» (ˈtrʌb.əl) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak trouble kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.
trouble ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da trouble kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.
trouble için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.
trouble şu anlama gelir: sorun; zorluk; dert. Transliterasyon «trabıl», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.