"while" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

while, ˈwaɪl, vayl - sırasında; iken; oysa

"while" ne demek? "while" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«while» ile örnek cümleler

  • While life may be uncertain at times, it’s the way we respond to challenges that defines our character and future.
    _
    ˈwaɪl laɪf meɪ bi ʌnˈsɜːr.tən æt taɪmz ɪts ðə weɪ wiː ˈriːˈspɑːnd tu ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðæt dɪˈfaɪnz ɑːr ˈkær.ək.tər ænd ˈfjuː.tʃər. Vayl layf mey bi ansörrtın et taymz its dı vey vii riispaand tu çelinciz det difaynz aar kerıktır end fyuuçır.
    Hayat bazen belirsiz olabilir, ancak zorluklara nasıl tepki verdiğimiz karakterimizi ve geleceğimizi belirler.
    ˈwaɪl laɪf meɪ bi ʌnˈsɜːr.tən æt taɪmz ɪts ðə weɪ wiː ˈriːˈspɑːnd tu ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðæt dɪˈfaɪnz ɑːr ˈkær.ək.tər ænd ˈfjuː.tʃər. Vayl layf mey bi ansörrtın et taymz its dı vey vii riispaand tu çelinciz det difaynz aar kerıktır end fyuuçır.
  • While it’s important to be productive, it’s equally crucial to take breaks and care for your mental health.
    _
    ˈwaɪl ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu bi ˌprəˈdʌk.tɪv ɪts ˈiː.kwə.li ˈkruː.ʃəl tu teɪk breɪks ænd kɛr fɔːr ˈjʊr ˈmen.təl helθ. Vayl its impoortınt tu bi prıdaktiv its iikvıli kruuşıl tu teyk breyks end ker foor yur mentıl helt.
    Üretken olmak önemli olsa da, mola vermek ve zihinsel sağlığınıza dikkat etmek de aynı derecede önemlidir.
    ˈwaɪl ɪts ɪmˈpɔːr.tənt tu bi ˌprəˈdʌk.tɪv ɪts ˈiː.kwə.li ˈkruː.ʃəl tu teɪk breɪks ænd kɛr fɔːr ˈjʊr ˈmen.təl helθ. Vayl its impoortınt tu bi prıdaktiv its iikvıli kruuşıl tu teyk breyks end ker foor yur mentıl helt.
  • While most people fear change, it can be a positive force that opens doors to new opportunities and growth.
    _
    ˈwaɪl məʊst ˈpiː.pəl fɪr tʃeɪndʒ ɪt kæn bi eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv fɔːs ðæt ˈoʊ.pənz dɔːrz tu njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ænd ɡroʊθ. Vayl mıust piipıl fir çeync it ken bi e pozitiv foos det ovpınz doorz tu nyuu opırtuunıtiz end ɡrovt.
    Çoğu insan değişimden korksa da, değişim, yeni fırsatlara ve büyümeye kapı açan olumlu bir güç olabilir.
    ˈwaɪl məʊst ˈpiː.pəl fɪr tʃeɪndʒ ɪt kæn bi eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv fɔːs ðæt ˈoʊ.pənz dɔːrz tu njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ænd ɡroʊθ. Vayl mıust piipıl fir çeync it ken bi e pozitiv foos det ovpınz doorz tu nyuu opırtuunıtiz end ɡrovt.
  • While he was fixing the car, she finished preparing dinner for the guests.
    _
    ˈwaɪl hiː wəz ˈfɪks.ɪŋ ðə kɑːr ʃi ˈfɪn.ɪʃt ˌpriːˈper.ɪŋ ˈdɪn.ər fɔːr ðə ɡests. Vayl hii vız fiksing dı kaar şi finişt priipering dinır foor dı ɡests.
    O arabayı tamir ederken, o da misafirler için yemeği hazırlamayı bitirdi.
    ˈwaɪl hiː wəz ˈfɪks.ɪŋ ðə kɑːr ʃi ˈfɪn.ɪʃt ˌpriːˈper.ɪŋ ˈdɪn.ər fɔːr ðə ɡests. Vayl hii vız fiksing dı kaar şi finişt priipering dinır foor dı ɡests.
  • He sketched a portrait while listening to classical music.
    _
    Hiː ˈsketʃt eɪ ˈpɔːr.trət ˈwaɪl ˈlɪs.ən.ɪŋ tu ˈklæs.ɪ.kəl ˈmjuː.zɪk. Hii skeçt e poortrıt vayl lisıning tu klesikıl myuuzik.
    Klasik müzik dinlerken bir portre çizdi.
    Hiː ˈsketʃt eɪ ˈpɔːr.trət ˈwaɪl ˈlɪs.ən.ɪŋ tu ˈklæs.ɪ.kəl ˈmjuː.zɪk. Hii skeçt e poortrıt vayl lisıning tu klesikıl myuuzik.
  • They watch TV while having dinner.
    _
    Ðeɪ wɒtʃ ˌtiːˈviː ˈwaɪl ˈhæv.ɪŋ ˈdɪn.ər. Dey voç tiivii vayl heving dinır.
    Akşam yemeği yerken televizyon izliyorlar.
    Ðeɪ wɒtʃ ˌtiːˈviː ˈwaɪl ˈhæv.ɪŋ ˈdɪn.ər. Dey voç tiivii vayl heving dinır.
  • I read a book while waiting for the bus.
    _
    ˈaɪ ˈriːd eɪ bʊk ˈwaɪl ˈweɪ.tɪŋ fɔːr ðə bʌs. Ay riid e buk vayl veyting foor dı bas.
    Otobüs beklerken kitap okuyorum.
    ˈaɪ ˈriːd eɪ bʊk ˈwaɪl ˈweɪ.tɪŋ fɔːr ðə bʌs. Ay riid e buk vayl veyting foor dı bas.
  • While I walk, I listen to bird songs.
    _
    ˈwaɪl ˈaɪ wɔːk ˈaɪ ˈlɪs.ən tu bɜːrd sɒŋz. Vayl ay vook ay lisın tu börrd songz.
    Yürürken kuş seslerini dinlerim.
    ˈwaɪl ˈaɪ wɔːk ˈaɪ ˈlɪs.ən tu bɜːrd sɒŋz. Vayl ay vook ay lisın tu börrd songz.
  • We will talk while eating lunch.
    _
    Wiː wɪl tɔːk ˈwaɪl ˈiːt.ɪŋ lʌntʃ. Vii vil took vayl iiting lanç.
    Öğle yemeği yerken konuşacağız.
    Wiː wɪl tɔːk ˈwaɪl ˈiːt.ɪŋ lʌntʃ. Vii vil took vayl iiting lanç.
  • He plays while I study.
    _
    Hiː pleɪz ˈwaɪl ˈaɪ ˈstʌd.i. Hii pleyz vayl ay stadi.
    O ben çalışırken oynuyor.
    Hiː pleɪz ˈwaɪl ˈaɪ ˈstʌd.i. Hii pleyz vayl ay stadi.
  • I rest while you walk.
    _
    ˈaɪ ˈrest ˈwaɪl ˈjuː wɔːk. Ay rest vayl yuu vook.
    Sen yürürken dinleniyorum.
    ˈaɪ ˈrest ˈwaɪl ˈjuː wɔːk. Ay rest vayl yuu vook.
  • I wait while she works.
    _
    ˈaɪ weɪt ˈwaɪl ʃi wɝːks. Ay veyt vayl şi vɝks.
    O çalışırken bekliyorum.
    ˈaɪ weɪt ˈwaɪl ʃi wɝːks. Ay veyt vayl şi vɝks.

Sitemizin sunduğu özellikler

while kelimesi «vayl» (ˈwaɪl) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak while kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

while ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da while kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

while için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

while şu anlama gelir: sırasında; iken; oysa. Transliterasyon «vayl», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.