"wife" — çeviri, telaffuz, dil bilgisi ve örnekler

wife, waɪf, vayf - eş; karı; kadın

"wife" ne demek? "wife" kelimesinin çeviri, telaffuz, transkripsiyon ve cümle örneklerini bulun.

«wife» ile örnek cümleler

  • After years of hard work, his wife finally opened her dream bakery in their small town.
    _
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv hɑːrd wɝːk ˈhɪz waɪf ˈfaɪ.nəl.i ˈoʊ.pənd hɜːr driːm ˈbeɪ.kər.i ɪn ðɛr smɔːl taʊn. Aaftır yirz ıv haard vɝk hiz vayf faynıli ovpınd hörr driim beykıri in der smool tavn.
    Yıllarca süren sıkı çalışmanın ardından karısı, küçük kasabalarında hayalini kurduğu fırını nihayet açtı.
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv hɑːrd wɝːk ˈhɪz waɪf ˈfaɪ.nəl.i ˈoʊ.pənd hɜːr driːm ˈbeɪ.kər.i ɪn ðɛr smɔːl taʊn. Aaftır yirz ıv haard vɝk hiz vayf faynıli ovpınd hörr driim beykıri in der smool tavn.
  • Although they had disagreements in the past, his wife supported his decision to change careers.
    _
    Ɔːlˈðoʊ ðeɪ hæd ˌdɪs.əˈɡriː.mənts ɪn ðə pæst ˈhɪz waɪf ˈsəˈpɔːr.tɪd ˈhɪz dɪˈsɪʒən tu tʃeɪndʒ kəˈrɪrz. Ooldov dey hed disıɡriimınts in dı pest hiz vayf sıpoortid hiz disijın tu çeync kırirz.
    Geçmişte anlaşmazlıkları olmasına rağmen, karısı kariyer değiştirme kararını destekledi.
    Ɔːlˈðoʊ ðeɪ hæd ˌdɪs.əˈɡriː.mənts ɪn ðə pæst ˈhɪz waɪf ˈsəˈpɔːr.tɪd ˈhɪz dɪˈsɪʒən tu tʃeɪndʒ kəˈrɪrz. Ooldov dey hed disıɡriimınts in dı pest hiz vayf sıpoortid hiz disijın tu çeync kırirz.
  • His wife, who had been quietly working on her book, received an award for her inspiring novel.
    _
    ˈhɪz waɪf ˈhuː hæd bɪn ˈkwaɪ.ət.li ˈwɝː.kɪŋ ɒn hɜːr bʊk ˈriːˈsiːvd æn əˈwɔːrd fɔːr hɜːr ɪnˈspaɪə.rɪŋ ˈnɒv.əl. Hiz vayf huu hed bin kvayıtli vɝking on hörr buk riisiivd en ıvoord foor hörr inspayıring novıl.
    Eşi, kitabı üzerinde sessizce çalışmıştı ve ilham verici romanıyla ödül aldı.
    ˈhɪz waɪf ˈhuː hæd bɪn ˈkwaɪ.ət.li ˈwɝː.kɪŋ ɒn hɜːr bʊk ˈriːˈsiːvd æn əˈwɔːrd fɔːr hɜːr ɪnˈspaɪə.rɪŋ ˈnɒv.əl. Hiz vayf huu hed bin kvayıtli vɝking on hörr buk riisiivd en ıvoord foor hörr inspayıring novıl.
  • Last summer, his wife and kids went on a long trip across the country.
    _
    Læst ˈsʌm.ər ˈhɪz waɪf ænd kɪdz ˈwent ɒn eɪ lɒŋ trɪp əˈkrɒs ðə ˈkʌn.tri. Lest samır hiz vayf end kidz vent on e long trip ıkros dı kantri.
    Geçen yaz, eşi ve çocukları ülke çapında uzun bir geziye çıktı.
    Læst ˈsʌm.ər ˈhɪz waɪf ænd kɪdz ˈwent ɒn eɪ lɒŋ trɪp əˈkrɒs ðə ˈkʌn.tri. Lest samır hiz vayf end kidz vent on e long trip ıkros dı kantri.
  • They celebrated their wedding anniversary by traveling to the mountains.
    _
    Ðeɪ ˈsɛl.ə.breɪ.tɪd ðɛr ˈwed.ɪŋ ˌæn.ɪˈvɜː.sər.i baɪ ˈtræv.əl.ɪŋ tu ðə ˈmaʊn.tɪnz. Dey selıbreytid der veding enivörsıri bay trevıling tu dı mavntinz.
    Evlilik yıldönümlerini dağlara seyahat ederek kutladılar.
    Ðeɪ ˈsɛl.ə.breɪ.tɪd ðɛr ˈwed.ɪŋ ˌæn.ɪˈvɜː.sər.i baɪ ˈtræv.əl.ɪŋ tu ðə ˈmaʊn.tɪnz. Dey selıbreytid der veding enivörsıri bay trevıling tu dı mavntinz.
  • His wife was waiting at the door, holding a gift for his birthday.
    _
    ˈhɪz waɪf wəz ˈweɪ.tɪŋ æt ðə dɔːr ˈhoʊld.ɪŋ eɪ ɡɪft fɔːr ˈhɪz ˈbɜːrθ.deɪ. Hiz vayf vız veyting et dı door hovlding e ɡift foor hiz börrtdey.
    Eşi, doğum günü için bir hediye tutarak kapıda bekliyordu.
    ˈhɪz waɪf wəz ˈweɪ.tɪŋ æt ðə dɔːr ˈhoʊld.ɪŋ eɪ ɡɪft fɔːr ˈhɪz ˈbɜːrθ.deɪ. Hiz vayf vız veyting et dı door hovlding e ɡift foor hiz börrtdey.
  • His wife is a talented artist who loves painting nature scenes.
    _
    ˈhɪz waɪf ɪz eɪ ˈtæl.ən.tɪd ˈɑːr.tɪst ˈhuː lʌvz ˈpeɪn.tɪŋ ˈneɪ.tʃɚ siːnz. Hiz vayf iz e telıntid aartist huu lavz peynting neyçɚ siinz.
    Eşi, doğa manzaraları çizmeyi seven yetenekli bir sanatçıdır.
    ˈhɪz waɪf ɪz eɪ ˈtæl.ən.tɪd ˈɑːr.tɪst ˈhuː lʌvz ˈpeɪn.tɪŋ ˈneɪ.tʃɚ siːnz. Hiz vayf iz e telıntid aartist huu lavz peynting neyçɚ siinz.
  • My wife loves to cook tasty meals.
    _
    Maɪ waɪf lʌvz tu kʊk ˈteɪ.sti miːlz. May vayf lavz tu kuk teysti miilz.
    Eşim lezzetli yemekler yapmayı sever.
    Maɪ waɪf lʌvz tu kʊk ˈteɪ.sti miːlz. May vayf lavz tu kuk teysti miilz.
  • The man and his wife are very happy.
    _
    Ðə ˈmæn ænd ˈhɪz waɪf ɑːr ˈver.i ˈhæp.i. Dı men end hiz vayf aar veri hepi.
    Adam ve karısı çok mutlu.
    Ðə ˈmæn ænd ˈhɪz waɪf ɑːr ˈver.i ˈhæp.i. Dı men end hiz vayf aar veri hepi.
  • He talks to his wife every day.
    _
    Hiː tɔːks tu ˈhɪz waɪf ˈɛv.ri deɪ. Hii tooks tu hiz vayf evri dey.
    Her gün karısıyla konuşur.
    Hiː tɔːks tu ˈhɪz waɪf ˈɛv.ri deɪ. Hii tooks tu hiz vayf evri dey.

Sitemizin sunduğu özellikler

wife kelimesi «vayf» (waɪf) şeklinde telaffuz edilir. Oynat düğmesine basarak wife kelimesini bir anadili İngilizce olan kişiden doğru biçimde duyun ve vurguyu aklınızda tutun.

wife ile örnek cümleler — kısa ve basitlerinden daha ayrıntılı olanlara kadar. Her cümle anadili İngilizce olan biri tarafından okunur; bu da wife kelimesinin gerçek bağlamda nasıl duyulduğunu anlamanıza yardımcı olur.

wife için ses antrenörü: kelimeyi bağlam içinde dinleyin, sesi değiştirin ve tekrar sayısını ayarlayın. Düzenli dinleme, bir kelimeyi kalıcı olarak ezberlemek için en etkili yollardan biridir.

wife şu anlama gelir: eş; karı; kadın. Transliterasyon «vayf», IPA'ya hakim olmadan önce kelimeyi okumaya yardımcı olur. Her cümlenin altında telaffuzu görmek için transliterasyon modunu etkinleştirin.